Porletarya Diktatörlüğü ve Komünizme Geçiş Üzerine


121178-050-95767572Porletarya Diktatörlüğü ve Komünizme Geçiş Üzerine

 

İktidar alındıktan sonra nasıl bir devlet kurulacak? Yeni devlet kökten nasıl değişik olacak ve karşı devrime karşı mücadeleye nasıl hizmet edip toplumun devrimcileştirilmesini sürdürüp dünya çapında komünizme ilerlemek için katkı yapacak. Nepal’daki devrim acil ve direkte olarak bu sorunlarla yüz yüze, bu problemler dünya çapında proleter hareketinin temel yönelimi içinde önem arzederler. İnsanlığın geleceği, çok  doğru olarak, komünistlerin bu soruya açıklık getirmelerine bağlıdır.

Bu anlamda, 2006 ve 2007 de DKP (ABD) ve NKP (M) arasındaki mektuplaşma, Struggle’de (Mücadele) yayınlanan, yerinde ve zamanındadır.1 Her iki parti de sosyalizmin, komünizme bir geçiş aşaması olduğunu kabul ediyor ve bu geçiş için  proletarya diktatörlüğünün gerekliliğini vurguluyorlar. İki parti de MLM’in geliştirilmesi gerektiği ihtiyacını vurguluyor, ilk proleter devrimin derslerini toplayarak, dün- yadaki yeni durumu, ve yeni sosyalizm görüşünü analiz ederek, bu konuda çabalar gösteri- yorlar.

Bununla birlikte, çok belirgin farklılıkları da var. Burada önce sosyalizmden komü- nizme geçiş hakkındaki ayrılıkar ve yeni demokratik devrimle bağı olanları tartışacağız. Umu- dumuz görüşlerin kısa değiş tokuşu ve halk saflardaki iki çizgi mücadelesinin geliştirilmesi, bu tartışmayla DEH içindeki parti ve  örgütlerin  berraklığa ve daha yüksek   birliğine vesile olur.

DKP Sosyalizm hakkında yeni görüş olarak, komünizme ilerleme temelinde,  Komü nist Partisinin kurumlaşan önderliğini ve proletarya diktatörlüğünü nasıl daha iyi ilerletilmesi ve eşitsizliği sınırlamak, sosyalizmde hala ayak direyen diğer ilişkileri (″burjuva haklar″) ve devrimin bütün ülkelerde ilerletilmesine  katkı sağlayan ″esnekliğe sahip sağlam çekirdek″ öneriyor. NKP (M), parti ve devlet içinde bürokratik eğlimi önleme temelinde ″devlet içinde çok partili yarışı″ öneriyor. Görüşlerine göre, kapitalizmin restarasyonu ve partinin kurumlaş- mış önderliğini geçmişin hatası olarak görmek, kesin bir şekilde reddemek ve aşmak gerek. Bu farklılıklar, sosyalizmde sınıf mücadelesinin karekteri ve komünizm hedefi hakkındaki çelişik  görüşlerin bir ürünüdür. Görüşümüzce DKP’nin tavrı, sosyalizm tecrübesi değerlen- dirilmesi ve güncelleştirmesi, MLM’in geliştirilmesi temelinde, yeni ve esasen doğru. Diğer tarafta NKP (M)’in tavrı  esasta solun eski hatasına dönüşü yansıtıyor ve burjuva demok- ratikliğe doğru sapmadır.

1. Sosyalizmde Esas Mesele ״4 hepsi״nin [bizim yazılarda 2 köklü kopuş ve 4 ortadan kaldırma olarak  geçer] Varlığı ve Emperyalizmin Dünya Çapında Hüküm Sürmesi mi yoksa Partinin ve Devletin Büroklatlaşması mıdır?

NKP (M)’in idiası esas problemin, kapitalist restorasyona sebep olan ve komünizme ilerlemek  için  mücadele  edilmesi  gereken  ״bürokatik  eğlim״  olduğudur.  ״eğer  demokrasi bütün ezilen sınıf içinde kök  salmazsa, parti ,devlet ve toplum içinde bürokratik eğlim baş gösterir, sonuç olarak proletarya diktatörlüğünü zayıflatır״

NKP  (M)’in   mektubu   devamla   ״bürokratik   eğlimi״   doğrudan/direkt   kapitalist restorasyona  bağlıyor. Aynı şekilde The Worker no 9’da da ״devrim sonrası״ yeni devlette

1  Hindistan Komünist Partisi(ML)(Naxalbari)’nin yazısı Aralık 2005’de Struggle’de, ve buna DKP,ABD’nin cevabı sayı 8’de, aynı sorunlarla uğraşıyor, ama bu yazıda bahsettiğimiz mektuplar hakkında fikir belirteceğiz.

1

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 2 von 33

 

״bürokrasiye batma ve burjuva diktatörlüğüne doğru dejenere olma״, ״tehlikesinin olduğunu״ ve gerçeğinde bu olduğunu vurguluyor: ״ geçmişte proletarya iktidarı halka hizmet edeceğine ve devrimi ilerleten bir araç olacağına… büyük totaliter bürokrasi ve baskı aracına dönüştü״.3

Bu  teori  sosyalist  topluma  eski  toplumdan  miras  kalan  ve  çözümü  proletarya diktatörlüğünü gerektiren esas çelişkiyi reddediyor. Sosyalizmin temel sorunu, hem kapitalist restarosyona maddi zemin olan ve hem de komünizme ilerlemek için değiştirilmesi gereken,

״bürokratikleşme״  değil,  emperyalizmin  dünyada  hakimiyeti  ve  ״4  hepsi״nin  varlığıdır.

״Bürokratikleşmeyi״  sosyalizmin  esas  problemi  olarak  gören  bu  görüş  hiçde  yeni  değil: açıktan  burjuva   olan  çeşitli  teorilerin  temelidir  bu  görüşler.  Çeşitli  sosyal  demokrat eğlimlerin, Troçkistlerin, K. Venu gibi sözde Maoistlerin, teorik yükleridir bu görüşler.4

Marks  vurgular:  ״Bu  sosyalizm,  devrimin  sürekliliğini;  tüm  sınıf  ayrılıklarının kaldırılmasına,  bu sınıf ayrılıklarının dayandığı tüm üretim ilişkilerinin kaldırılmasına, bu üretim ilişkilerinin karşılığı olan  tüm sosyal ilişkilerin kaldırılmasına, bu sosyal ilişkilerin sonucu olan tüm fikirlerin devrimcileştirilmesine  zorunlu geçiş noktası olarak proletaryanın sınıf diktatörlüğünün ilanıdır״.5  Mao ve yoldaşlarının, bu ״4  hepsini״, hem sosyalist ülkede

komünizm amacına ilerlemek için, neyin temelde değiştirilmesi gerektiği, hem de sosyalist toplumda   kapitalist   restorasyon   için   zemin   oluşturduğu,   temelinde   değerlendirmeleri gerçekten  büyük  bir  katkıdır.  Rusya  ve  Çin’deki  tarihi  tecrübe  bu  analizin  doğruluğunu kanıtlıyor. Sosyalizimde, farklı mülkiyet sistemi (özel mülkiyet ve kollektiv mülkiyet) meta değişimi, kafa ve kol emeği, şehir ve kır, işçi  ve köylü, kadın ve erkek, değişik uluslar arasındaki  çelişki,  gelir  farklılığı  vs.  (״burjuva  haklar״  denen  bütün  bunlar)  gibi  sınıflı toplumdan miras kalan diğer bir çok çelişki: sınıflı toplumun karşılığı olan bir çok ilişki ve eşitsizlik ısrarla devam eder ve tekrar ürer. Sosyalist ülkeler dünyada hakim olan emperyalist kuşatmayla yüzleştiğinde, bütün bu çelişkilerin şiddetlenip depreşmesi gerçeği, en azında bu güne kadar, diğer önemli problemdir.

Mao  ״burjuva  haklara״  parmak  basar  ״Şimdi  bile  sekiz  kademeli  ücret  sistemi uygulanıyor,  çalışmaya göre bölüşüm yapılıyor ve değişim para vasıtasıyla oluyor; bütün bunlar eski toplumdan pek az  farklıdır. Şimdi farklı olan mülkiyet sisteminde değişiklik yapılmış olmasıdır״. O ayrıca, ״ülkemizde halen  bir meta sistemi uygulanmaktadır, sekiz kademeli ücret sisteminde de eşitsizlik vardır, vb. Bunlar proletarya  diktatörlüğü tarafında sadece kısıtlanabilir. Bunun için Lin Piao gibiler iktidara gelirse, onlar için kapitalis sistemi kurmak çok kolay olacaktır״.6

Kültür Devrimi  sosyalizmde  var  olan  eşitsizliği  ve  ısrarla  devam  eden  (burjuva) ilişkileri  sınırlamaya  önemli  katkılar  yaptı,  ama  bunların  çözümü  uzun  süreli  ve  dünya çapında tarihi bir mücadeleyi gerektirir. Sosyalizmde sınıf mücadelesi ״4 hepsi״ni sınırlama yada bu farkları genişletme ve emperyalizmle barışma, -bu kapitalizmin restorasyonu demek olur,-         mücadelesine     yoğunlaşır       ve        dünya  devriminin      ilerlemesiyle            nihayet             ortadan kaldırılmasına kadar devam eder.

DKP mektubunda ״temel ve esas problem… Çinli yoldaşların ‘4 hepsi’nin ortadan kaldırılması sorunu olarak adlandırdığı״ görüşüne açık yer vermiş olmasına rağmen, NKP(M)

3  Baburam Bhattarai, ״Yeni tipte Devletin Kurulması Sorunu״, sf. 21-22, 34

4  K. Venu’nün tavrı ve bu tavra yoldaş Bob Avakian’ın eleştirisi için KD#17’ye bakın

5  Marks, ״1848-1850 Fransa’da sınıf mücadelesi״

6  Chang Chung-chiao’dan alıntı, ״Burjuvazi Üzerinde Çok Yönlü Diktatörlük Uygulama Üzerine״ KD#14 sf.

2

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 3 von 33

 

bu görüşe kayıtsız ve bunun yerine sadece ״bürokratik eğlime״ yoğunlaşıyor. DKP’nin bu noktadaki  argumanını cevaplamıyorlar, argumana, başka bir anlam atfediyorlar ״çok partili yarış… proletarya  diktatörlüğünün terkedilmesi eğliminin güçlendiren esas kaynaktır״. Bu kesinlikle DKP’nin tarihsel tecrübe  hakkındaki görüşü değildir: hem mektup hem de Bob Avakian’ın proletarya diktatölüğü tarihi hakkındaki bütün yazıları, açıkça, sosyalist toplumda var   olan eşitsizliğin     ve         emperyalist       kuşatmanın,  burjuva                    diktatörlük      ve        kapitalist restarosyonun  esas  kaynağı  ve  sorunun         temeli  olduğunu  vurgular.  NKP  (M)’in  burada eleştirdiğimiz        önerisi,            sosyalizmde  kapitalist        restorasyonun        kaynağı     (ya         da    temeli) konusundaki analiz hakkında kafası karışık.

Eğer NKP (M) ״4 hepsi״nin ve emperyalist kuşatmanın değilde, bürokratlaşmanın sosyalizmde   sınıf  mücadelesinin  temel  problemi  olduğunu  düşünüyorsa,  DKP’nin  aksi görüşüne (ve Mao’nun) sadece kayıtsız kalmak yerine çürütme sorumluluğu var.

Sosyalizmde  ״bürokratik  eğlimler״  varmı?  Görüşümüzce  var.  Sosyalizmde  devlet yönetim  organlarını ve ekonomiyi idare için belli bir ״bürokrasi״ kesin var olacak. Bu iş bölümünün devam ediyor olmasının bir sonucudur ve parça parça ortadan kaldırılması gerek, kitlelerin  devlet,  ekonomi  ve  bir  bütün   olarak  toplumun  idaresine  katılması  giderek sağlanmalıdır. Merkezi formda dahil, komünizmde dahi yönetim organlarına ihtiyaç olacaktır ama  kafa-kol  emeği  çelişkisi  kaldırılacak,  toplumun  belli  bir  parçasının  özel  yetki  alanı olmaktan çıkarılacak. Kaldıki sosyalizmdeki bürokrasi kapitalizmdeki bürokrasiden tamamen farklı  olacaktır,  yinede  sosyalizmde  bürokrasi  sorunu  olacaktır.  Bürokratizm  ne  demek? Birilerini   yönetip,  yönetilenlerin  neyle  karşı  karşıya  olduğunu  bilmemek,  bu  sebepten önderliklerinin  gerçek  durumdan  sapması  ve  bürokrat  olmasıdır.  Bu  problemle  mücadele etmek açısından, gerçek durumun ne olduğunu anlamak için araştırma yapılmalı, kitle çizgisi uygulanmalı  ve  kitlelerin  değişik  seviyelerde   karar  vermeye  katılmaları  sağlanmalıdır. (Mesela Çin’deki devrimci komitelerde olduğu gibi. Kitle temsilcilerini, fabrika yöneticilerini ve   teknisyenleri   ve   diğer   üretim   bölümlerini,   eğitim,   kültür   ve   sağlık   kuruluşlarını partidekilerle birleştirdiler vb.). Partide bürokratizm iktidarı almadan önce baş gösterir,  iş parti önderlerinin mecburen ekonomiyi ve devleti yönetmede rol almasına gelince, iktidarı aldıktan sonra  daha da ağırlaşır. Bu noktada iki şeyin söylenmesi gerekir: 1) bürokratizm çelişkisi (diğerlerinin yanı sıra) devletin neden gerekli olduğunu bir ifadesidir: ״4 hepsi״ ve antagonist sınıf çelişkisinin varlığı toplumda ve dünyada bu sınıflar arasındaki mücadelenin varlığı. 2) bürokratizme karşı mücadele basit bir mücadele değil, merkezi/esas mücadele de değil, toplumun yönünü belirleyecek esas mücadeleye bağlıdır: komünizme doğru ilerlemek yada kapitalizme dönmek.

Bu mücadele bürokratizme karşı mücadele etmek yada kişilerin ve grupların hatasını düzeltmek kadar basit değil. Sınıf ayrımı kaldırılacak, dünyada insanların bilinçli ve gönüllü kendini  ve  doğayı  değiştireceği  topluma  gelinecekse,  üretime  bağlı  bütün  ilişkilerin  ve düşüncelerin   kaldırılması   ve   meta   değişimi   kökten   kazınmalı   ve   değiştirilmeli.   Bu biçimsel/resmi eşitliğe ulaşmakla çözülecek kadar basit değil. Mesala ״eşit emeğe eşit ücret״, genel olarak ücreti ve parayı kaldırmak, sorun sadece herkese ״uygun iş״ sağlamak değil, ama kafa-kol iş bölümünü kaldırmak; sadece kadına eşitlik deği, ama kadın ve erkek  arasındaki eşitsizliği  ״kurumsallaştıran״  kadınların  ezilmesine  sebep  olan,  iş  bölümünü  ve  idolojiyi kaldırmak,  sadece  işçi  ve  köylülere  iş  garantisi  ve  hayır  ihsan  etmek  değil,  ama  bunlar arasındaki   kır-kent  ayrımını  ortadan  kaldırmak  ve  bunlarla  entelektüeller,  teknisyenler, yöneticiler arasındaki ayrımı  ortadan kaldırmak vs.; sadece ulusların kendi kaderini tayin etme hakkını tanımak ve ezilen uluslar için eşitlik ve yerel otonomi değil, ama ezen ve ezilen ulus arasındaki eşitsizliği kaldırmak ve nihayet ulusun  kendisini kaldırmak. Bütün bunlar

3

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 4 von 33

 

yapıldığında sömürünün geri dönmesi engellenir ve insanlık, herkesin ihtiyacı ve yeteneği temelinde katkı yapacağı bir toplum kurulur.

Sosyalizm toplum  olarak,  komünizme  geçişi  hedefler.  Chang  Chun-ciao  sosyalis Çin’in ekonomik temelinde birçok çelişki olduğunu analiz eder ve doğru bir şekilde vurgular eğer mülkiyet sistemi ״esas olarak oturtulmuştur״ denirse, bu tamamen oturtulmadı demektir; özetle, burjuva hakların mülkiyet  sisteminde toptan ortadan kaldırılmadığını insanlar arası ilişkide  ve  bölüşümde  hala  baskın  olduğunu   belirtir.  Devamla  üst  yapı  alanında  bazı sektörlerde hala burjuva çizginin hakim olduğunu, bazı yerlerde  reformlar yapıldığını ama sonucun henüz pekiştirilmediğini, ekler ve ״eski düşünceler ve alışkanlıkların  gücü  inatla sosyalist  yeni  şeylerin  büyümesini  engelliyor״  der.  ‘4  hepsin’e  ilişkin,  ״dört  mesele konusunda, Marks hepsini kasteder. Bir parçasını, büyük bir parçasını, yada çok büyük bir parçasını değil, hepsi! Bu şaşılacak bir şey değil, sadece proletarya kendi nihayi kurtuluşuna bütün insanlığı kurtararak varır. Bu amaca ulaşmanın tek yolu burjuvazi üzerinde çok yönlü diktatörlük uygulamak ve devrimi proletarya diktatörlüğüyle sonuna kadar devam ettirmektir, yukarıda bahsettiğimiz dört hepsini yeryüzünde  silene/defedene kadar, ki burjuvazinin ve diğer ezen sınıfların varlığı ve yenilerinin üremesi imkansızlaşsın, kesinlikle geçiş döneminde

durma çağrısı yapmamalıyız.״7

Gerçek   sosyalizm    tarihi    tecrübesi,    Sosyalis    Çin’de,    özellikle    bütün    çizgi mücadeleleride dahil, Sovyet tecrübesinden daha ileri ve bilinçliydi ve gösteriyor ki, esas mesele bu, yoksa basitçe ״bürokratlaşma״ değil.

NKP (M)’nin  mektubu  ״sosyalist  devlette,  esas  olarak  üst  yapıda,  karşı  devrimin oluşmasının   maddi   temeli   ve   sürekli   gelişmesinin   koşulları  vardır״  diyor.  Kapitalist restorasyonun  temelinin   ״özellikle  üst  yapıda״  olduğu  fikri,  NKP(M)’nin,  sosyalizmde

״bürokratik eğlimlerin״, sosyalist dönüşümün temel problemi olduğu; hatalı görüşünün bir parçasıdır.

Bu görüş üst yapıyı ekonomik temelden ayırıyor ve aralarındaki gerçek dialektik bağı inkar  ediyor.   Bu,  dialektik  materyalist  tavır  yerine  K.  Venu’nün  ״Proleter  Demokrasi Üzerine״de yansıttığı tavrına benziyor.8

Yeni burjuvazinin sosyalizmde, iktidarı yöneten partide yoğunlaştığı doğru. Çünkü sosyalizmde  devlet üretim araçlarını kontrol eder ama bu sınıfın üremesi yada ״artması״nın esas  maddi  temeli  ne  devletin  kendisi  (nede  Parti  yada ״bürokrtik eğlimler״)  değil:  esas belirleyici olan ekonomik temeldeki çelişkiler, burjuva hakların inatla devam etmesi ve üretim ilişkileridir.

K. Venu’yü eleştirisinde Bob Avakian şunu vurgular: Mao, üretici güçler ve toplumun ekonomik temelini mutlaklaştıran –ne üst yapının ekonomik temel üzerindeki dinamik rolünü ne de üst yapıda devrim yapma ve üretici güçlerin zincirlerinden kurtulması ve geliştirilmesini görmeyen–   mekanik   metaryalist   ״üretici  güçler  teorisi״ni   reddetti.   Mao   bu   mekanik metaryalizme,  –idealizmle  değil  nede  maddi  gerçekliğin  özellikle  toplumda  üst  yapı  ve ekonomik taban ilişkisi üzerindeki belirleyici rolünü,      inkar eden  çizgiyle değil– dialektik metaryalizmle karşı koydu… Bir kez daha, Maoist çizgi, sosyalist toplumda ve enternasyonal

7  ״Burjuvazi Üzerinde Çok Yönlü Diktatörlük Uygulama Üzerine״ KD.#14

8  K. Venu’nün yazısı şöyle diyor ״siyasi iktidarı devlet liderlerinin elinde yoğunlaştıran eski yapı eninde sonunda işçi sınıfı saflarında ve partinin önderliğinde, yeni yönetici sınıfın çıkmasına yol açar״   KD#17

4

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 5 von 33

 

ilişkilerde   ki,   üretim   ilişkisinde   ve   sosyal   ilişkilerde   var   olan   çelişkileri,   kapitalist restorasyonun maddi temeli olarak tesbit eder. Kapitalis restorasyon esas olarak, bu çelişkilere bağımlı  olarak,  üst  yapıda  yoğunlaşır.  MYÖK  (Merkezi  Yeniden  Örgütleme  Komitesi) dökümanının çizgisi, ekonomik temeldeki bu çelişkileri ikincil sorun gibi görüyor ve kasıtlı olarak can alıcı öneme sahip meseleleri: örneğin, resmi demokrasiye dayanmayan proletarya diktatörlüğü ״bu tip politik yapının״ varlığını, sorunun kaynağı olarak gösteriyor.9

K. Venu, restorasyonun ekonomik temelini, sosyalist ״siyasi yapı״nın yarattığını ileri sürüyor.  NKP  (M)  mektubu  esas  problemin  üst  yapıda  kaynaklandığını  söylüyor,  ama ekonomik temele değinmiyor.  Her  şeyden önce, ne proletarya diktatörlüğünü gerekli kılan maddi  ilişkilerin,  nede  restorasyonu   engelleyip  komünizme  ilerlemek  için,  eşitsizliği sınırlama ve burjuva hakları her noktada en aza indirmenin (dünya devrimine hizmet için) bir analizini yapıyorlar.10 Genel olarak eşitsizlikler ve sınıf farklılıklarıyla kaynayan sosyalizmde devlet, devletle halk arasındaki çelişki, ekonomik temelden ayrı tutuluyor.

״4   hepsi״nin   yok   edilmesinin   ilerletilmesine   doğru,   devrimi   devam   ettirmek, insanların  ideolojiside dahil, ekonomik temel ve üst yapıyı parça parça değiştirmek, zor, karmaşık ve uzun süreli  mücadeledir. Gerçek çelişkilerle ve bunların proletarya ve nihayet bütün insanlık açısından olumlu  çözümüyle  uyumludur. Bu, sınıfların kaldırılması için tek dialektik  materyalist  görüştür,  sosyalizmin   devinim  ve  ilerletilmesinin  gerçek  materyal gerçekliğini  kavrayan  tek  görüştür  ve  bu  sebepten   komünizm  mücadelesine  önderlik etmelidir. Aksine, problemi ״bürokrasiye״ indirgeyen idealist görüş,  proleterya diktatörlüğü altında çözülmesi gereken gerçek çelişkileri reddediyor.

2. Yeni Burjuvazi Sosyalizmde Çıkar mı ve Antagonis Sınıf Çelişkileri Var mı yada

Devrim Bunu Önleyebilir mi?

NKP (M) kapitalist restorasyonun gerçek maddi temeline bakarken, sanki sosyalizmde parti içinde  revizyonistlerin çıkmasını (kapitalist yolcular) önlemenin mümkün olabileceği savını ileri sürüyor.  Mektupları, DKP’nin revizyonist darbeye bakışına ״problemin derinine inmiyor ve devrimcilerin revizyonizmin partide çıkmasını neden engelleyemediği sorusundan kaçıyor. Devrimciler sadece revizyonistlerin sebep olduğu hasarın sonucuna beddua ederek, kendilerini hoşnut etmekle yetinemezler, ama geçmişte ne hatalar yapıldı, bunları günümüzde düzeltmek için ne gibi önlemler alınması gerektiğini vurgulanmalılar״ diyor. Net  söylenen, revizyonistlerin proleter parti içinde çıkmasını önlemenin mümkün olduğunu ve parti içinde çıkmaları ise devrimcilerin hatasına bağlı.

Gerçekten revizyonistlerin yada ״kapitalist yolcuların״ parti ve sosyalist devlet içinde çıkmalarını engellemek her zaman mümkün olmuyor. Eski toplumda miras kalan alışkanlıklar ve emperyalizmin dünyada hakimiyeti, eşitsizliği sınırlamak ve emperyalizme karşı savaşmak yada bu eşitsizliği genişletip emperyalizmle  barışmak soruları, komünizme doğru ilerlemek için   şiddetli mücadeleye neden oluyor. Bu mücadele esas  olark, parti ve devlet liderleri arasında/içinde, sosyalis toplumun gideceği yön üzerindeki belirleyici  etkilerinden dolayı, yoğunlaşır. Bu eşitsizlikleri savunup genişletmek, ifadesini kapitalist yolcu önderlerde buldu

9  Demokrasi: Daha İyisini Yapmamız Her Zamandakinden Daha Fazla Gerekli ve Mümkün KD.17

10  Mektup bu sorunlara değinmezken, ״yeni devlet״ yazısı kaf-kol, kır-kent çelişkisine sadece bir kez değiniyor. Oda ״sosyalizm ve komünizmin ekonomik tabanını״ hazırlamak sorununa indirgiyor meseleyi, bu çelişkilerin ne restorasyonla bir ilişkisini kuruyor nede sosyalizmde sınıf mücadelesinin merkezinin bu eşitsizliği sınırlama

yada genişletmeyle ilgili olduğunu görmüyor

5

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 6 von 33

 

ve revizonist oldular. Çin’de, Peng Teh-huai, Liu Shao-chi, Lin Piao, Deng Hsiao-ping ve diğer örneklerde olduğu gibi.

Mao’nun dediği  gibi:  ״Sosyalist  devrim  ile  birlikte,  kendileri  ateş  altına  geldiler. Tarımda  kooperatif dönüşümler döneminde, partide buna karşı çıkanlar vardı. Sıra burjuva hukuku  eleştirmeye  gelince,  hoşlarına  gitmiyor.  Sosyalist devrim yapıyorsunuz  ama  hala burjuvazinin nerede olduğunu  bilmiyorsunuz. Komünist partisinin tam da içinde iktidarda olup da kapitalist yola koyulanlar. Kapitalist yolun yolcuları hala kapitalist yolda״.11 Sovyetler Birliği ve Çin’deki proletarya diktatölüğü tecrübesinin ürünü olan değerlendirmesinde, Mao, burjuva hukuk ve restorasyon için diğer temellerin, parti ve devlette yoğunlaşıp, bazı seçkin önderlerin içinde yeni burjuvazinin doğmasına yol açtığı analizini yapar. Bu yeni belirleme, Stalin’in 1936’da yaptığı, (esas olarak Marx ve Lenin’in de beklentisi olan), sosyalizmde üretim araçları bir  kez toplumsallaştırıldığında ve eski burjuvazinin bunlar üzerinde etkisi kırılınca, antagonist sınıf ortadan kalkar, hatalı değerlendirmesini ıskarte etti/boşa çıkardı.

Mao’nun   bu   muhteşem   belirlemesini    DEH’in   Deklarasonu    savunuyor:   ״Mao Zedung’un önderlik ettiği Büyük Proleter Kültür Devrimi yoluyla elde edilen paha biçilmez dersler   ve   ilerlemelerin   ışığında,   Lenin   tarafından   ortaya   konan   bu   kriter   daha   da keskinleştirilmiştir. Şimdi artık  denebilir ki, yalnızca sınıf savaşımının kabulünü proletarya diktatörlüğünün kabulüne ve proletarya diktatörlüğü altında sınıf savaşımının objektif varlığı, antagonist sınıf çelişkileri ve sınıf savaşımının  sosyalizm süreci boyunca, komünizme dek devam edeceğinin kabulüne genişleten, bir Marksist olabilir. Ve Mao’nun güçlü bir şekilde ifade ettiği gibi: ״Bu sorunda kafaların berrak olmaması revizyonizme götürür.״12

NKP  (M)’nin   tartıştığı   gibi,   devrimcilerin   kapitalist   yolcuların   partide   ortaya çıkmasını  engellenmesi mümkünse, ortaya çıkması devrimcilerin hatasıysa yeni burjuvazi nerede?  Bunu   söylemiyorlar.   Revizyonizmin  partide  çıkmasını  engellemenin  mümkün olduğunu  söylemek,  yeni  burjuva  elementlerin  partide  çıkmasını  engellemenin  mümkün olduğu  anlamına  geliyor.  Öylese  yeni   burjuvazinin  çıkması  engellenebilir  mi?  Bunu söylemiyorlar.  Eğer  yeni  burjuvazinin  çıkmasını  engellemek  mümkünse,  Mao  ve  DEH Deklarasyonu’nun sosyalizmin bütün süresi boyunca var olan antagonist sınıf mücalesi çizgisi hatalı. Bunu da söylemiyorlar/buna da değinmiyorlar.

NKP    (M)’nin    ״sınıf    düşmanlarına    karşı״    proleter    diktatörlük    uygulamaktan bahsediyor.   Bu       fikirleri,           bizi,     burjuvazinin                      ekonomik  ve         sosyal               durumu ortadan kadırıldığından, sosyalizmde antagonist sınıf çelişkisi olmadığı, eski yanlış anlayışına götürür.

Neden Stalin’in partide revizyonizmin çıkmasını kontrol edemediği ve neden Çin Komünist  Partisinin Deng’in iktidarı almasını engelleyemediği sorusu, kısaca devrimcilerin neden  revisyonistlerin  partide  çıkmasını  engelleyemediği  fikriyle  aynı.  NKP  (M)  cevabı, UKH’nin temel hatası olarak gördüğü şeyde buluyor.

Tarihi dialektik materyalizm devrim felsefesidir; sadece topluma uygulanmaz, insan düşüncesinede uygulanır. Karşıtların birliği ve mücadelesi bu felsefenin esas kanunudur. Bu

11  Halkın Günlüğü editöründen alınmıştır, 10 Mart 1976, Pekin Revü#15’de tekrar basıldı, 12 Mart 1976, ve

Avakian’ın ״Mao’nun Ölümsüz Katkıları״ kitabında sf.298

12  DEH’in Deklarasyonu sf.22 Devrimci Enternasyonalist Hareket’in Deklarasyonu ve Yaşasın Marksizm- Leninizm-Maoizm! Chithira Printers/basım and Publishers/yayımcı,

6

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 7 von 33

 

demektir ki, her varlık/şey ikiye bölünür ve her karşıt yön zıddına dönüşür. Fikrimizce biz –

komünistler için sonuncusu esas yöndür.

Görüşümüzce,  UKH  geçmişte,  dialektiğin  bu  yasasının  bütünlüğünü  kavramada yetersiz kaldı. Sınıfımız geçmişte ve günümüzde de ״bir ikiye bölünür״e çok önem verdi, ama bilerek yada bilmeyerek, esas yön olan, karşıt görüşlerin zıddına dönüştüğü fikrini, pratikte uygulamayı ve kavramayı atladılar. Bu yanlış kavramadan dolayı, pratikte en azında, sınıfımız

2ÇM’ni yadsıyan dialektiği uygulayarak böylece hata yapan yoldaşların dönüşümü için uygun maddi  ortam  yaratılacağına  saflarımızda  bölünme  yarattı.  Başka  deyişle  sınıfımız,  birlik- mücadele-bölün’ü  uyguladı   birlik-mücadele-dönüşüm’ü  değil.  Günümüzde  komünistlerin göğüs gerdiği ölümcül sonuçlar, bu gerçeği aklıyor/ispatlıyor.

Doğrusu ״bir ikiye bölünür״ sadece dialektiğin bir  ״yönü/yasası״ değil; daha doğrusu zıtların birliği  yasasının yoğunlaşmış halini ve karşıtların zıddına dönüşeceği gibi, evrenin temel yasasını içerir ve kapsar.  Mao ve Çin’deki devrimcilerin anlayışıda buydu. Mesela, Çin’de devrimci çizgi tarafından yayınlanan, Çin’in Felsefe Cephesinde Üç Büyük Mücadele adlı broşür ״Başkan Mao’nun ileri sürdüğü ״bir ikiye bölünür״ fikri, dialektik materyalizmin

kalbinin kavranması ve zıtların birliği yasasının özlü ve derin özetidir״ der.13

Fakat, yukarıda verdiğimiz alıntıda gördüğümüz gibi, NKP (M)’e göre ״birin ikiye bölündüğü״ fikri, karşıtların zıddına dönüştüğü  fikrinden farklı ve aksi birşey. (״birin ikiye bölündüğü״nden  ziyade  bu  dönüşüme,  ״daha  fazla  önem״  verilmesi  çağrısı  yapıyor).  Bu sebepten, karşıtların zıddına dönüştüğü  sürecin ״birin ikiye bölündüğü״ sürecin bir parçası olduğunu görmüyorlar, farklı birşey gibi görüyorlar. NKP  (M)’nin niyetinden bağımsız bu görüş,  hatalı,  metafizik  ve  eklektik,  nitelik  dönüşümüne  (״ikinin  bir  edilmesi״)  götürür. Mesela, eğer proleterya ve burjuvazi kendi karşıtına dönüştüğünde, eğer proleterya  iktidarı aldığında                                    ve    büyük   burjuvaziyi     mülksüzleştirdiğinde/kamulaştırdığında,                  bu   toplumda niteliksel ileri atılımdır. Eski ״zıtların birliği״, burjuvazinin (yada büyük burjuvazi ve toprak sahiplerinin) esas yön olduğu ve diktatörlük uyguladığı yerde, devrimci savaşla dönüştürülür, ordusu  yenilir,  devleti  yıkılır  ve  mülkü  kamulaştırılır.  Sosyalizm  nitelik  olarak  farklıdır, çünkü proleterya yöneten sınıftır genel kitlenin burjuvazi üzerinde diktatörlük uygulamasına rehberlik eder ve çelişkinin esas yöndür. Ama sosyalizmde burjuvazi ve proleterya arasındaki çelişki  esas  çelişki,  kapitalis  restorasyon  için  taban/temel  olmaya,  ve   antagonist  sınıf mücadelesi var olmaya, devam eder. NKP (M)’nin sosyalizmde ki bu çelişkileri inkar eden yada   küçümseyen   eğlimi,   onların,   dönüşüm   süreci   (sosyalizm   görkemli   dönüşümler sürecidir!) -çelişki ve mücadeleyle dolu bir süreç- ״birin ikiye bölündüğü״  bir süreç olmadığı, felsefi yanlış düşüncesine bağlıdır.

Mao geçiş dönemini/ dönüşümün sorununu tarif eder ve o dönemin sentezini yapar:

״biri diğerini yer, büyük balık küçük balığı yer, bu sentezdir. Bu şekilde kitaplara konmadı. Bende  bu  şekilde  kendi  kitaplarımda  yazmadım.  Yang  Hsien-chen  kendince,  ikinin  bir edilmesinin ve bu sentezin,  iki karşıtın ayrılmaz bağı olduğuna inanır. Bu dünyada hangi ayrılmaz bağlar var? Şeyler belki sıkı bağlıdır  ama nihayet koparlar. Ayrılamayacak birşey yok״.14  Sosyalizm, proleteryanın burjuvaziyi, onun toplumdaki maddi temelini ve dünyadaki hakimiyetini (proleter dünya devrimiyle) ״yediği״ bir süreçtir. Tersine burjuvazi proleteryayı

״yerse״  kapitalizm  restore  edilir.  Burjuvaziyle  ve  burjuva  hukukla  olan  antagonist  sınıf çelişkisi  bütün   sosyalizm  boyunca  devam  eder,  ta  ki  proleterya  bütün  çelişkileri  ve

13  Çin’in Felsefe Cephesinde Üç Büyük Mücadele… ״bir ikiye bölünür״… …

14  ״Felsefe sorunları üzerine konuşma״ schramdan, Başkan Mao Halka konuşuyor sf…pp.224-225

7

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 8 von 33

 

burjuvaziyi tamamen ״yiyene״ kadar. O zaman proleterya ve burjuvazi çelişkisi son bulacak. Ama bunun  kendisi komünizimde yeni çelişkikerin doğmasına yok açacak. Eğer bir çelişki çözülünce (sentez edilince) yeni bir çelişki doğar. Bu süreçte yada doğadaki ve toplumdaki hiç bir süreçte birin ikiye bölünmediği bir an yoktur.

Daha önce yapılan alıntıda, NKP(M) ״bir ikiye bölünür״ün tek taraflı vurgulanması,

״yanlış anlayışı״, ״birlik-mücadele-ayrılma, birlik-mücadele-dönüştürme değil״ pratiği ayrılığı kışkırttı  ve  birliğe  yardım  etmedi,  sonucunu  çıkarıyor.  Ve  devamla,  ״…yoldaşlara  hatalı görüşlerini  düzeltmeleri  için  nasıl  yardım  edeceğiz?  …birincisi  ve  önemlisi,  2ÇM’sinin pratiğinde, diyalektik meteryalist prensiplerin  doğru kavranması ve içselleştirilerek partide uygulanması. Bu hata yapmış yoldaşların düşüncelerini düzeltilebilir. İkincisi, halk kitleleri, proleterya ve ezilen sınıf, partilerinin eğer gerekiyorsa, baştakileri ve  onlarında üzerinde çalıştığı  anayasayı,  denetleme  ve  kontrol  etmekle,  dönüşmesine  yardım  edebilirler.  Biz

‘devrim içinde devrim’ diyoruz, haliyle bunun geliştirilmiş pratik manifesto, böylece Büyük Proleter  Kültür  Devrimin  geliştirilmesi  olduğuna  inanıyoruz…  başka  deyişle,  bu  süreç, proleter  diktatörlüğü  altında  yanlış  yapan  önderlere  karşı  düzenli  kitle  hareketi  yaratma fenomenidir/olgusudur.  Kanımızca  bu,  proleterya  partisinin  hata  yapan  yoldaşları  ezilen insanların  hizmetinde  dönüşmeleri  ve  böylece   saflarındaki  karşı  devrimi  nasıl  kontrol edeceğidir.״

Bir kez daha, parti içinde revizonizmin ve yeni burjuvazinin çıkmasını engellemenin mümkün olduğunu ve geçmişte buna ulaşamadaki eksiklik, devrimcilerin hatasına bağlanıyor. Bu,  BPKD’nin  ״ilerletilmesi״  değil,  doğrusu  kitleleri  harekete  geçiren,  iktidarı  zorla  ele geçirmek üzere savaşan kapitalist  yolcuları alaşağı etmeleri için, temel görevinin tamamen inkarıdır. NKP (M) hangi tecrübeye (görüşlerince  gereksiz ve üzücü bölünmeye yol açan) dayandığını belirtmiyor, ama onların ״hataları düzeltmesi״ doğru ideolojik çizginin ve kitlesel eleştirinin, ״hata yapmış yoldaşları״ ikna edebileceği ve bir daha asla, hatalı  çizgide ısrar etmeyecekleri yada revizyonizmin tutucu savunucuları olmayacakları, düşüncesine götürüyor. Komünistlerin    asla    karşıtına    dönüşmeyeceği,    bu    idealizmin    ifadesidir,    arzularımızı gerçeklerin yerine koymaktır. Gerçek dünya, dünyada hala hakim olan burjuvaziye, maddi ve ideolojik güç  verir  ve devrimci tecrübenin zorlukları, bu gerçeğin sonucudur. Revizyonizm tekrar tekrar partide çıkar  (iktidarda olmadığı dönemde dahil), bunu yenmek ve   koşulların talep  ettiği  yeni  devrimci  sıçrama  yapmak  oldukça  zor.  Doğru  çizgi  için  bütün  gücüyle mücadele edenlerin üst seviyede tartışmayı geliştirmeleri ve  ״hata yapmış yoldaşları״ doğru çizgi ve iknacı argumanlarıyla kazanmaları mümkün. Ama açıkçası iki çizgi  mücadelesinin sonucu önceden belirlendiği gibi olmaz ve sadece onların çabasına da bağlı değil. Tarihi tecrübe olsun şu anki tecrübe olsun hepsi, bize bunu gösterir.

Bu politik  hata  açıkça  felsefi  hatalarına  bağlı.  NKP  (M)’nin  ״bir  ikiye  bölünür״ tartışması  ״ayrılığa״ ve ״iki görüşün karşıtına dönüştürülmesi״ birliğe yol açar fikri hatalı. Doğrusu her iki mücadelede ayrılıkla sonuçlanır ve ״birin ikiye bölünmesi״ olarak tanımlanan, her iki yönün karşıtına dönüşmesinin ürünü  olan mücadele, daha yüksek seviyede birlikle sonuçlanır. Halk arasında başlayan çelişkinin de antagonist  çelişkiye dönşme ihtimali var. Kautski,  Plekhanov  ve  Lin  Piao  gibi  bir  zamanlar  Marksit  önder  olan   insanlar,  yeni çelişkilerle karşılaştıklarında oportinist oldular. NKP (M)’inde bu gibi deneyimleri olduğuna eminiz. NKP(M) bu gibi ayrışımları (doğru olarak) ״birin ikiye bölünmesi״ olarak tanımlıyor, ama bu aynı zamanda her iki yönün karşıtına dönüştüğü bir süreçtir: revizyonizm genel olarak yoldaşların  yaptığı  hatalar   olarak  başlasada,  bu  aynı  zamanda,  doğru  eylemleri  esas, belirleyici  yön  hataları  tali  yöndür.  Eğer  yanlış  çizgi  belirleyici  yön  olarak  güçlenirse, tabiatları değişir; bunlarla olan çelişki halk arasındaki çelişki olmaz artık antagonist çelişkiye

8

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 9 von 33

 

dönüşür. Mektubun genel olarak bu dönüşümü, devrimcilerin hatası olarak nitelemesi tavrı, revizyonistler ve hata yapmış yoldaşlar arasındaki nitelik farkını gözden kaçırıyor. Bu şeyler arasındaki farkı ve karşıtlığı inkar eden ve görmezden gelen, aynı şeylermiş gibi yada ״ortak yanları״ varmış gibi ele alan ״ikinin bir edilmesi״ hatasıdır.

Gerçekten sosyalist dönemde bu iki tip çelişkiyi ayırt etmek çok zor çünkü bunlar derin bir şekilde iç içe geçmiştir. Kilit siyasi sorunlara yoğunlaşarak, bütün toplumda ve halk arasında en derin ve çok aktif, ideolijik mücadele yürütülmesi ve bu mücadelenin partide son kertesine kadar götürülmesi son derece önemlidir.

NKP(M)’nin  tavrındaki  mantık  devam  ettirilirse  eğer,  ״ayrılığın״  devrimcilerin hatasından  kaynaklandığı, bu kapitalist yolcularla birliği devam ettirmeye götürür, ki buda sonunda aynı yolu tutanların birliğinin devam ettirilmesidir.

İkinci olarak, hata yapmış bir yoldaşın olumlu dönüşümünün sağlanması da ״birin ikiye bölünmesi״  sürecidir: doğrunun yanlıştan net olarak ayırt edilmesi gerekir ve doğru olanın yanlış olanı ״yemesi״ şart,  bu nitelik sıçramaya yol açar ve doğru temelde daha üst aşamada  birliği  doğurur.  Bu  süreç  ״birin  ikiye  bölünmesinden״  başka  bir  şeymiş  gibi görülürse, doğru yanlış arasındaki farkı hesaba katmayan sözde ״birliğe״ yol açar, buda doğru yanlış  arasındaki  farka  göz  yummak  ve  ״ikinin  bir  edilmesi״  olur  ve  yanlışın  doğruyu

״yemesi״ olur.

Kısaca, NKP(M)’in bakışı revizyonistler ve hata yapmış yoldaşlar arasındaki farkı inkar ediyor ve bu iki nitel farklı çelişkiyi, ״ikinin bir edilmesi״ ciddi hatasından dolayı, aynı metodla ele alıyor.

Stalin’i  çareyi  iki  çizgi  mücadelesini  geliştirmekte  değilde  baskıya  baş  vurmakta araması  konusunda  eleştirebiliriz  ve  eleştirmeliyiz,  özellikle  30’lu  yıllarda,  onun  hataları gerçektende  NKP(M)’in   teorik  hatasıyla  ilgilidir:  yeni  burjuvazinin  sosyalis  toplumda çıkacağını görmemek. Mao’nun devrimi proleterya diktatörlüğü altında devam ettiren çizgisi ve BPKD pratiği tamamen bunun tersiydi.

Mao’nun teori ve pratiği ve BPKD’de kritik gözle incelenebilir ve incelenmelidir. (Bob Avakian ve DKP,ABD’si bu konuda, çeşitli önemli hataları özetledi/toparladı.) Ama bu konuda üç şeyin söylenmesi gerekir: 1) teorik ayrışımları ve karşı-önerileri sunarak sanki bu görüşler Maonun teorisinin ve BPKD’nin devamıymış gibi ve objektif olarak eleştirileninde o olduğunu göstermek yerine, eleştiri açık olmalı; 2) tarihimizi eleştirisel incelediğimizde, sıkı bilimsel olmalıyız, bu konuda kendi arzularımıza yada  önyargılarımıza dayanmak yerine, Mao’nun  Partideki  burjuvazi  üzerine  tezi,  somut  tarihi  gerçekle  bağı  içinde  doğrunun yanlışlıktan                   ayırtedilmesi,    denebilir            ki,        prensiplerin    uygulanmasını                      incelemeliyiz;   3) karşıtların  birliği  yasası  uygulanmalı,  mesela  ayrışımları  görmezden   gelen  ״ikinin  bir edilmesi״ yerine, değişik çelişkiler arasındaki niteliğin ayırt edilmesi temelinde, ״birin ikiye ayrılması״.

Antagonis  olmayan  çelişkiler  belirtilenin  aksine  antagonist  çelişkiye  dönüşebilir. Kitleler  arasındaki iki çizgi mücadelesi partide geliştirilmeli ve sonuna kadar sürdürülmeli. Ama hepimizin bildiği  gibi, farklı görüşlerin karşıtına dönüşmesi her zaman yanlış çizgiyi savunanların fikrini değiştirmesiyle  hallolmuyor, bazan bu yanlış çizgiden inat ediyorlar ve revizyonistlere dönüşüyorlar. Revizyonistlerle birliği  devam ettirmek (ayrılıktan kaçınmak için) sadece revizyonizme, Marksizmi ״tıkınmaya״ götürür.

9

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 10 von 33

 

Görüşümüzce, gerçek proleterya diktatörlüğü deneyimi açıkça gösterdi ki, Mao’nun analizi  esas   olarak  doğru:  kapitalist  restorasyon  için  maddi  temel  kaçınılmaz  olarak sosyalizmde yeni burjuvaziyi  oluşturan, kapitalist yolcuların çıkmasına yol açar ve bu yeni burjuvaziyle  olan  antagonist  mücadele   sosyalizmin  tarihi  boyunca  devam  eder.  Bütün bunların   halk   arasındaki   çelişki   olarak   görülmesiyle,   antagonist   olmayacak   temelde çözülebileceğini düşündürtüyor NKP(M)’nin görüşü, ve bunun yapılmamasını, devrimcilerin hatasına bağlıyor çok yanlış olarak.

3. Çin’deki  Restorasyon,  Burjuvazi  ve  Proleterya  Arasındaki  Şiddetli  Mücadele  ve Revizyonist  Darbenin  mi  Ürünü  yoksa  Parti  ve  Devletin  Derece  Derece  Dejenere Olmasının mı?

The Worker sayı 9’daki ״yeni devlet״ yazısı: ״fakat, geçmişte proleterya partisi ve devlet  iktidarı   halka  hizmet  edeceğine  ve  devrimi  devam  ettirecek  araç  olarak  rol oynayacağına ve daha doğrusu ortadan kaldırılacağına, halkın efendisi ve karşı devrimin aracı olmaya  büyük  totaliter  bürokrasiye  ve  baskı  aracı  olmaya  dönüştüğü  acı  bir  gerçektir. Günümüzde devrimciler bundan ders çıkarmalılar ve yeni tipte devlet için doğru temelleri ta

baştan atmalılar.״ diyor.15

DKP/ABD mektubunda: ״Çin devriminin açık örneğinde proleterya diktatörlüğünün

״totaliter bürokrasi״ olmadığını görüyoruz. Devlet ve ordu Mao’nun ve gerçek devrimcilerin önderliğindeyken,  muazzam devrimci dönüşümlerin gerçekleştirilmesi mümkün oldu, …çok sayıda  kitlenin  çeşitli  araçlarla  devlet  yönetimine  katılması…  Çinde  devlet  günden  güne güçlenirken derece derece ve günden güne kapitalist, günden güne ״totaliter״ olmadı. Bunun olması için kapitalizme dönüştürülmesi, devlet iktidarının  kapitalist yolcular tarafndan ele geçirilmesi gerekirdi, Mao’nun ölümünden sonra darbeyle yaptıkları gibi.

NKP (M)’nin mektubu bunu şöyle eleşiriyor: ״İlk önce, böylesi yaklaşım dialektik materyalizmi  yansıtmıyor, çünkü niceliksel gelişmenin nitelik sıçramaya yol açtığını inkar ediyor. Sosyalist devletin kendi içinde sürekli olarak gelişen, karşı devrimin iktidarı alması için maddi temel esas olarak üst yapıda vardı. Böyle bir durum yokmuydu, Mao neden çeşitli şeytanlara karşı mücadele etti, mesela üç aşırılık ve beş  aşırılık son olarakta revizyonist karargaha karşı BPKD’ni başlattı? Karşı devrim revizonistlerin arzusuna  bağlı olarak bir vuruşta iktidarı alamazdı, bunun maddi temeli yokmuydu? Doğrusu, gerçek şu ki Mao bu durumu görmekte gecikti״.

Birincisi, bu sadece gerçekliğin ״yorumsi״mi yoksa, doğrusu Çin’de bir darbe olduğu ve bu darbe sonucu proleter devletin burjuva devlete dönüştüğü mü? ״Yeni Devlet״teki analiz, sosyalist  devlet  ve  burjuva  devlet  arasına  ayrışım  çizgisi  koymuyor,  sanki  bunlar  aynı şeylermiş  gibi  muamele  ediyor.  Gerçekten,   proleter  devlet,  Mao  yoldaş  önderliğinde komünizme  doğru,  devrimi  ilerletmek  için  bir  araç  olarak  halka  hizmet  etti                                                                                                                                 ve  önemli kazanımlar  sağladı,  özellikle  Kültür  Devriminde,  bu  nedenle  neticede(eventual)  devletin kaldırılmasıdır. Mao’nun önderliği döneminde dahi revizyonistlerin, devletin ve ekonominin önemli bölümlerini kontrol ettiği  doğru, (Mao belirtir mesela, Kültür Devrimi yapılmadan önce revizyonist çizgi fabrikaların büyük bölümünde hakimdi) bunun olduğu yerde burjuva haklar  güçlendirildi  ve  restorasyon için  sosyal  taban  teşvik  edildi;  ama  partinin merkezi önderliğinde proleter çizgi hakimken, devlet onun prensiplerini ve proleter karekterini devam ettirdi, ve bu ne ״karşı devrimin aleti״ nede ״büyük totaliter bürokrasi״ idi. Diğer yandan,

15  The Worker sf.34

10

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 11 von 33

 

revizyonistler yaptıkları darbe sonucu, dörtlüyü tutukladı diğer bir çok devrimci kadroyu öldürdü veya  hapse attı ve darbeye karşı ayaklanmaya kalkışanları Shanghai’da ve diğer yerlerde olduğu gibi milislerle  bastırdı, tamamen bir burjuva devletti proleter hiçbir yanları yoktu.  Proleter  devlet  ve  burjuva  devlet  arasındaki  farkı  ve  nitelik  sıçramasını  (darbe), proleter devleti karşıtına dönüştürmesini inkar etmek, ״Yeni Devlet״in yaptığı gibi, ״ikinin bir edilnesi״ne başka bir örnektir. Çelişki içinde olan iki karşıt görüş arasında, burada proleterya burjuvazi arasındaki çelişkidir söz konusu olan, ortak noktaları bulmak ve aralarındaki farkı inkar etmek.

DKP/ABD’nin,  proleter  devlet  ve  burjuva  devlet  arasındaki  nitelik  farkta  ısrar etmesine,  NKP(M)’in cevabı, bunun, nicelik gelişmeyi inkar eden ve karşı devrimin maddi temelinin inkarını yansıtan  felsefi bir hata olduğudur. ABD/DKP kapitalist restorasyonun maddi temelini inkar etmekten çok uzaktır.  Gördüğümüz kadarıyla, onlar mektuplarının ilk bölümünde  bu  konuyu  çok  detaylı tartışıyorlar: NKP(M) bu  kısıma  kendi mektuplarında cevap   vermiyor   ve   DKP/ABD’sini,   ״maddi   temeli״   inkar   etmekle   suçluyor.   Bu   tip

״görüşlere/arguman״  ne  denebilir?  Tartıştığımız  gibi,  gerçekten  NKP(M),  sosyalizmin ekonomik  temelindeki restorasyon için maddi temele kayıtsız ve sorunu, basit genişletilmiş resmi yada seçim demokrasi, ideolojik mücadele ve kitlesel eleştiriyle hallolacak, üst yapıda

״bürokratlaşmaya״  indirgiyor.  Yeni  burjuvaziye  karşı  sınıf  mücadelesinin  önemini  de küçümsüyorlar. ״4  hepsi״nin dönüştürülmesi ve emperyalizmin süpürülmesi ve son tahlilde komünizmle ortadan kaldırılması gerektiğini, proleterya ile burjuvazi arasındaki çelişkiyi ve kapitalist restorasyon tehlikesini tartışmıyorlar.

Darbeyi nitel bir sıçrama olarak görmek hiç bir şekilde nicel değişimin inkarı değildir; doğrusu ״yeni  devlet״in değişimin tabiatı üzerine sunduğu gibi, sanki proleter devletin bir bütün olarak, yavaş yavaş ״karşı  devrimin aleti olma״ ve ״koskocaman totaliter bürokrasi״ şeklinde  dejenere  olmasıyla,  hem  fikir  olmamak  var.  Gerçek  tamamen  farklıydı:  bütün sosyalist dönem Çin’de, tekerrür eden iki çizgi arasındaki  mücadelelerin, proleter çizgi ve burjuva çizgiler ve kapitalist yolcuların partide, devlette, ekonomide ve  bütün toplumda, revizyonist çizgileri arasındaki mücadelenin damgasını taşır. Liu Shao-chi ve diğerlerinin

״yeni demokrasiyi pekiştirme״ye sosyalizme ilerlemeyi durdurmaya yeltenmeleri, Peng Teh- huai’nin  taraftarlarının  büyük  ileri  atılımı  ve  halk  komünlerini  ayırmaya  yeltenmeleri, revizyonistlerin  Lui  Shao-chi  önderliğinde,  sosyalist  fabrikalarda  kapitalist  uygulamaları devam ettirmeleri ve  kurumlaştırmaları, eski üst yapının büyük bölümünü muhavaza etme mücadelesi, Lin Piao ve takipçilerinin sosyalizmde sınıf mücadelesinin bittiğini ilan etmeye yeltenmeleri,  Deng  Siao-ping  ve  Hua  Kua-feng’in,   kültür  devriminin  burjuva  hakları kısıtlama  ve  üst  yapının  dönüştürülmesi  temelinde  yaptığı  ilerlemeleri  tersine  çevirme mücadeleleri; bütün bu mücadeleler proleteya ve yeni burjuvazi arasında büyük ve zorlu muharebelerdi, ve eşitsizliğin, eski toplumdan miras kalan, ilişki ve düşüncelerin komünizme ilerlemek  üzere  kısıtlanması  tavrıyla,  bu  eşitsizliğin  devam  ettirilmesi  ve  genişletilmesi, kapitalizmi                                     restora    etmek  için,     devlet  kapitalizmi     formunda/biçiminde                      ״sosyalist״ yaftalı/etiketli bir darbe sahnelemek derecesinde bir mücadeleydi bunlar. Gerçek hikaye bu, tamamen karşıt iki farklı ve uzlaşmaz güç  ve iki yol arasındaki zorlu muharebeleler dizisi, proleteryanın büyük zorluklarla kazandığı zaferler dizisi ve  toplumun ilk olarak muhteşem dönüşümü, ama sonunda ulusal ve uluslar arası zorluklardan dolayı  Mao’nun  ölümünden sonra yenildi. Gerçek buydu, bu karşıtların mücadelesi ve ״birin ikiye bölünmesiydi״  bu anlamda, bu gerçek sensezdi, bir yönün diğerini ״yemesi״ydi. Proleterya yeni burjuvazinin

״tıkınmasını״ ve toplumda bunun maddi temelini bitirmek için mücadele etti, yeni burjuvazi de, dünyada  hakim durumda olan emperyalizm vasıtasıyla bin yolda güçlenen, proleteryayı

״tıkınmak״    ve    kanlı    darbe    yoluyla   proleter   diktatörlüğünü    burjuva    diktatörlüğüne

11

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 12 von 33

 

dönüştürmek için mücadele etti. Gerçeğin, proleter devletin yavaş yavaş bir bütün olarak

״büyük totaliter bürokrasiye״ doğru dejenere olduğu şeklinde, ״Yeni devlet״in çizdiği resimle, hiç bir ilgisi yok.

Bir  ״büyük  totaliter  bürokrasi״!  NKP(M)  mektubunda,  ״devlet  iktidarının  sınıflı toplumlarda,  bir       sınıfın  diğeri   üzerindeki                         kaçınılmaz          diktatörlüğü           anlamına         geldiği Marksizmin  ABC״                    diye kabul ediyor. Demokrasi ve diktatörlük hangi sınıf için olduğu sorusundan ayrı ele alınamaz. ״totaliter bürokrasi״ görüşünde sınıf analizi nerde? Bu açıkça problemi        devletin                             karekterinden                  ziyade,      koşullara    bağlayan    burjuva    bir    görüştür.

״Totaliterizm״ görüşü, özellikle Hannah Arendt (diğerleri arasında) tarafında geliştirilen teori, proleterya  diktatörlüğünü  burjuva  faşist  diktatörlükle  eşitlemeye  (sosyalizmin  daha  kötü olduğunu vurgular) yeltenen  ve devletin sınıfsal içeriğini inar ederek böylece emperyalist ülkelerdeki      burjuva                demokrasisini        övüyor     ve     savunuyor.    Batılı    emperyalistler            hem proleteryaya karşı mücadelelerinde hem de  sosyal-emperyalistlere karşı mücadelelerinde bu teoriyi kullanıyor. Bu görüşü ״Yeni Devlet״in kullanması  ״ikinin bir edilmesi״ hatasıyla ve proleter     devlet                ile  (ve   bunu        yıkan)  revizyonist devlet      arasındaki        nitelik             farkını

önemsememesiyle ilişkilidir.16

Geçmişteki  sosyalist  deneyimlerde  önemli  ilerlemeler  ve  ciddi  hatalar  vardı,  her ikisinide kendimize mal edebileceğimiz dersler çıkarmak amacıyla ciddi olarak incelemeliyiz. Biri ikiye ayırmadan, proleter devletle yeni burjuva devlet arasında net bir ayrışım yapmadan ve proleter çizgi ile revizyonist çizgi  arasında ayrım yapmadan, proleter çizgide ki doğru görüş ve hatalar ayrışımı yapmadan ve proleter devletin  revizyonist darbe sonucu yıkıldığı temel olgusunu görmeden, sosyalist süreç boyunca geliştirilen proleterya ve  yeni burjuvazi arasında aralıksız mücadeledeki nitel sıçrama ve proleter devletin bir bütün olarak, ״Yeni Devlet״in  yansıttığı  gibi,  yavaş  yavaş  dejene  olma  sorunu  olmadığını  görmeden  bu tecrübelerin doğru değerlendirmesini yapamayız.

NKP (M) ״Mao bu durumu görmekte gecikti״ (revizyonist darbe tehlikesini ve maddi temelini) diyor.  Sosyalist dönüşüm için, ״sosyalizmin tarihi döneminde hala sınıflar, sınıf çelişkisi ve mücadelesi vardır.  Sosyalist yolla kapitalist yol arasında mücadele vardır. Ve kapitalizmin restora edilmesi tehlikesi hala  vardır״17, anlayışını 1962’de temel çigi olarak formüle         eden          yoldaşlardan  bahsediyoruz.            Ve       1965’de       ״gelecekte  önderlik           darbeyle revizyonistlerin eline geçecek olursa, bütün ülkelerin Marksis-Leninisteri buna acımasız karşı çıkmalı ve Çinli kitleleri revizyonistlere karşı muharebelerinde  desteklemeliler״18, diye ilan ederler. 1957’den itibaren Mao, sosyalist toplumda burjuvazinin varlığını  vurgular ve buna karşı; Yüz Çiçek, Büyük İleri Atılım, Sosyalis Eğitim Kampanyası, Büyük Proleter Kültür Devrimi ve bunun da içinde, kapitalist yolcularla mücadele, revizyonist darbeyi engellemek ve  sosyalist          dönüşümü   ilerletmek           ve        toplumu          dönüştürmek  amacıyla,       proleterya diktatörlüğünü araştırma  kampanyası türünde çeşitli başarılı siyaset ve mücadele geliştirdi. Mao, burjuvaziye karşı sınıf mücadelesinin kaçınılmazlığına ve zorunluluğuna ve genel olgu olarak   sosyalist   geçişin   temel   çelişkisi   olduğuna   vurgu   yaptı.   Ve   kitlelerin   öderlik kademesindeki/mevki sahibi revizyonist klikleri tanıması ve yenmesine önderlik etti.

Mao uzun bir zaman kapitalist restoraston tehlikesinin bilincinde olmasına rağmen,

şuda bir gerçektir, sosyalizmde sınıf mücadelesi anlayışı bir ilerleme sürecinde geçti. Mao

16  Bob Avakian’ın totaliterizm teorisini analizine bakın ״Democrasi; daha iyisini yapamazmıyız״ sf.167-190

17

18

12

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 13 von 33

 

önderliğinde geliştirilen, devrimin proleterya diktatörlüğü altında ilerletilmesi teorisinin ve pratiğinin ilesel olarak doğru olduğuna inanıyoruz. Ama tali olarak, Mao ve yoldaşları, bazı önemli  hatalarda  dahil,  dünya   devriminin  ilerletmesi  ile  sosyalist  Çin’in  savunulması arasındaki  çelişkiyi  görmemek,  entellektüelleri  ve  orta  tabakaları/sınıfı  ele  alma,  ״sınıf gerçeği״   yanlış   fikri   ve   değerlendirilmesi(summed   up)   gereken   (DKP/ABD   ve   Bob Avakian’ın bu konuda önemli katkıları var) diğer hatalar gibi, çeşitli hatalar yaptılar. Diğer tarafta,  Avakian’ın  vurguladığı  gibi  basitçe  Kültür  devriminin  tekrarına  en  iyisin  bile kalkışılamaz: dünya değişti sosyalizminde değişmesi ve yeni perspektifler açması gerekir. Mesela,  anlaşmazlıkların  her  zamankinden  çok  teşvik  edilmesi  gerekir  ״resmi  ideoloji״ olmamalı ve parti yeni bir yolda önderlik etmeli.

Belli ki  NKP  (M)’nin,  kendi  paylarına,  sosyalizmde  devrimin  devam  ettirilmesi teorisiyle  önemli fikir ayrılıkları var. Karşıt tavırlarını, ״Mao bu durumu görmekte gecikti״ diyerek,  sanki  Mao’nun   tavrının  devamı  gibi  sunacaklarına,  kısaca  kendi  görüşlerini belirtselerdi daha iyi olurdu.

4.  Komünist   Partinin   Kurumlaşmış   Önderlik   Rolü,   ״   Esnekliğe   Sahip   Sağlam

Çekirdek״in Uygulanması mı yoksa Çok Partili seçim demokrasisi mi?

Probleme  farklı  bakış  çözümü  üzerine  de  değişik  fikirlere  yol  açar.  Proleterya diktatörlüğünün  devam  ettirilmesi  konusunda  DKP(ABD)’si,  önderliğin  komünist  parti tarafında       kurumlaştırılması,     ama               bunun    toplumda        büyük karışıklık,        tartışmalar                  ve uyuşmazlıkların, ״esnekliğe sahip sağlam çekirdek״ gibi, proleterya önderliğinde değişik yolla sürdürülmesi  gerekliliği görüşünü devam ettirir. Diğer tarafta NKP (M),   devleti yönetecek önderi  belirlemek  için,  komünist  partisinin  kurumlaşmış  önderliğini  reddetmek  anlamına gelen ״çok partili rekabeti״ savunuyor.

״Yeni Devlet״ ״feodal ve burjuva sınıfın ülke ve kapital üzerindeki tekeli ve politik hegomanyalarının   kaynağı  olan,  paralı  askerler  üzerindeki  tekeli  kırıldığında,  KP’nin kendisini  proleteryanın  çoğunluğunun  ve  ezilen  sınıfın  temsilcisi  olma  iddiası  ve  belli anayasal  yapıda  politik  rekabete  girmeye  çekinmesi  için  objektiv  ve  mantıki  gerekçesi olamaz. Bunun, burjuva çoğulculuğun  savunuculuğu olmadığı, ama sınıf ayrımının devam ettiği toplumda halk arasında var olan çelişkinin objektif olarak yavaşlatılması  MLM ilkesi olduğu ciddi olarak bilinmeli״.19

NKP (M)’in mektubu ״çok partili rekabetin, proleter devlet içinde anti feodal (yada anti burjuva) ve  anti emperyalist anayasal yapı״ sorunu olduğunu açıklıyor. Anladığımız,

״anti-emperyalist  ve  anti-feodal״  yada  ״anti-burjuva״,  yapıyı  kabul  eden     değişik  partiler arasında, seçim sonucu kararlı/azimli olan devletin bileşenlerinden bahsediyorlar. (ki bunlar aynı şey değil, ama burda bu konuya girmeyeceğiz)

Mektup (ve ״Yeni Devlet״) demokrasinin yokluğunu ״bürokratik eğlimlerin״ kaynağı olarak  tanımlıyor,  görüşlerine  göre  bu  kapitalist  restorasyonun  temeli:  ״demokrasi  bütün ezilen sınıf içinde kök  salmazsa bürokratik eğlimler partide, devlette ve toplumda ortaya çıkar…  ״.  Ve  seçiminin  (çok  partili  rekabet)  etkili  olarak  restorasyon  tehlikesine  karşı savaşacağını söylüyorlar:  ״…partinin  halkın  emrinde  gitmesi/olması  onu  halka  karşı  daha sorumlu  yapar.  Parti  halk  arasındaki  ve  iktidarda  olan  partide   arta   kalan  rekabetle yüzleşmezse, parti ve halk arasındaki resmi ve mekanik olan bir ilişki temeliyle  yüzleşir,

19  ״Yeni Devlet״ The Worker sf.30

13

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 14 von 33

 

sonuç olarak bu, bürokrasinin partinin kendi içinde türemesine olanak sağlar. …Bu andan itibaren, halk hükümeti için çok partili rekabete ve bununla beraber, halkın denetleme, kontrol ve müdahalesini, temsilcilerini iktidarda alma hakkıda dahil, bir biçimde kitlelerin eline, hata yapan yoldaşları çekme ve yargılama imkanı sağlanması gerektiğine inanıyoruz״.

Esas olarak söyledikleri; eski devlet yıkıldığında ve burjuvazinin üretim araçlarına sahip     olması kaldırıldığında,            komünist            partinsinin                         kurumsallaşmış               önderliğini            haklı gösterecek  (hiç  bir)  problem  kalmaz.  Yani  devlet  bileşenlerinin  çok  partili  seçimle kararlaştırılması   gerktiği,   demokratik   seçimin   yokluğu   bürokratlaşmanın   ve   kapitalist restorasyonun maddi temeli olduğu ve bu tehlikeyi, çok partili seçimle ve diğer demokratik biçimlerle önlemenin mümkün olduğu.

Bu bakış açısının esas hatası, sadece halk arasındaki çelişkiden bahsetmesi, sosyalist devlette  olsun   uluslararası  alanda  olsun  antagonist  çelişkiyi  önemsememesidir.  ״Yeni Devlet״in  görüşü  burjuvazi   devrildikten  sonra  ״anayasal  yapı  içinde  politik  rekabetin״ yapılnaması için ״ne objektif ne mantiki sebep kalıyor״ çözülmesi gereken tek çelişki olarak halk arasındaki çelişkiyi görme nedeni, emperyalizmi, eski ve yani burjuvaziyi, devam eden eşitsizliği, eski toplumda miras kalan, ve kapitalist restorasyon için gerçek temel  oluşturan, ilişki ve düşüncelerin sosyalist toplumda tekrar türemesini önemsememek ve kuşkusuz her 4 yada  6  yılda  yapılacak  genel  seçim  fikrini  teklif  etmekle  fayda  elde  edileceği  kanısı. Gördüğümüz  gibi  bütün  bu  faktörler,  proleter  partinin  önderlik  rolünü  hesaba  katmayı gerektiren ״objektif״ ve ״mantıklı״ nedenlerdir.

״Yeni Devlet״ Kautski’nin 90 yıl önceki fikrinin kopyası/benzeri, o ״Neden yönetim proleter  tavır  takınmalı,  ve  neden  demokrasiyle  uyuşmayan  bir  şekilde  tavır  takınması gerekli? ״ diye ileri sürdüğünde, Lenin, bunun Kautsky’nin önerdiği seçimi kabul etmemekten kaynaklandığını düşündü: ״Kapitalizmden komünizme geçmek bütün bir dönemi kapsar. Bu dönem   kapanana   kadar   sömürücüler   restorasyon   umudunu   beslerler   ve   bu   umutları restorasyona yeltenmeye dönüşür…״20  ve başka bir yerde ayrıntılı  ״Proleterya diktatörlüğü, yeni  sınıf  tarafından  çok  güçlü  düşmana,  burjuvaziye,  direnci  yenilgisinden  sonra  ona katlanan (tek bir ülkede dahi) karşı açılan en kararlı ve en acımasız savaştır, ve iktidarı sadece uluslararası kapitalin gücüne, burjuva ilişkilerin gücü ve devamlılığına dayanmayan ama aynı zamanda  alışkanlıkların  gücüne,  küçük  üretimede  dayanan.  Malesef  küçük  üretim  hala dünyada çok yaygındır ve her saat, her gün, spontane ve yığınsal ölçüde kapitalizme yol açar. Bütün bu sebeplerden dolayı proleteryanın diktatörlüğü gereklidir ve azimli, çok ciddi ölüm kalım savaşı olmaksızın, kararlılığı, disiplini, sağlamlığı, boyun eğmezliği ve gönüllü birliği talep eden bir savaş, burjuvazi üzerinde zafer kazanmak imkandızdır״.21

Lenin, Kautsky’le tartışmasında haklıydı, ama o sorunun sadece bir kısmını anladı. O sonraki  deneyimlerde  açığa  vuranın  ne  olduğunu  anlamadı,  bunu  Mao  bilimsel  olarak toparladı: antagonist  sınıfların, sosyalizmin bütün tarihi dönemin boyunca var olduğu ve kapitalist restorasyon tehlikesinin sadece emperyalistlerden, eski burjuvazi ve ״alışkanlıkların gücü״ ve küçük üretimde kaynaklanmadığını, ama  sosyalist üretimde eşitsizlik ve mülkiyet ilişkisinin büyük-ölçüde varlığında da yeni burjuvazi, kapitalist yolcular doğar.

Yoldaş Avakian’ın, K. Venu’yla polemiğinde vurguladığı gibi, ״…sosyalist toplumda varolan bu  temel çelişkiler –özellikle kafa kol emeği arasındaki çelişki, ama aynı zamanda

20  Lenin, ״Proleter Devrim ve Dönek Kautsky״, sf.?

21  (*21……..)

14

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 15 von 33

 

şehir ile kır, işçilerle köylüler, ve buna benzer bütün önemli toplumsal çelişkiler– kendisini, sınıfın ileri  kesimleri ile sınıfın bütünü arasında objektif bir fark olacağı gerçeğinde ifade edecektir. Ve neticede bu ,  kendisini, şu veya bu türde bir öncü çekirdek biçiminde ifade edecektir –ve eğer bu, proleter bir öncü çekirdek değil ise, ister açık ister ״sosyalist״ maskeli olsun,  burjuva  olacaktır.  Bunun  şu  temel  noktayla   bağı  vardır:  eğer  doğru  bir  çizgi kumandada değilse, yanlış bir çizgi kumandada olacaktır. Ve doğru bir çizgi için bilinçli bir şekilde mücadele etmek ve uygulamak gerekir. Eğer proletarya diktatörlüğü kendiliğindenci bir tarzda uygulanmaya çalışılırsa, herşey burjuvazinin eline teslim edilir״.22

Sosyalist toplumun kendi çelişik karekteri ve emperyalizmin bütün dünyada hakim durumu,  proleter  diktatörlüğünü  gerekli  kıldığı  gibi,  aynı  zamanda  proletaryanın  bilinçli önderliğini,  onun  partisi  ve  karargahını  önder  çekirdek  olarak  gerekli  kılıyor.  Konünis partisinin  önderliğine  olan  ihtiyaç,  bütün   devlet  aracıyla  birlikte  komünizmle  ortadan kalkacak.

Anladığımız, NKP (M) önerdiği çok partili seçim rekabetinin, ״burjuva çoğulculuk״ olmadığına  inanıyor, çünkü anayasa antagonist sınıflara katılma hakkı vermeyecek. Bunu mümkün olacağını bir  anlığına  kabul edelim. O zaman, genel diğer sınıfları temsil eden partiler seçimlere katılacak, mesela, küçük burjuva partiler ve ulusal burjuva partiler. Bu tür partiler devletin önderliğini ele geçirdiğinde ne  olacak? Küçük burjuva ve ulusa burjuva temsilcilerin iktidarı almalarının örneklerini, Küba ve Nikaragua da gördük, ve bu tecrübeler bize   ne  beklememiz   gerektiğini  gösterdi:  ya  bu  öğelerin  burjuva  temsilciler   olarak emperyalizmin hizmetinde dejenere olması (Küba) yada bu tip dejenerasyonu devlet iktidarını eski burjuvaziye dönüştürmeyle birleştirimek (Nikaragua)

Gerçek  hayatta,  sosyalist  anayasada  bazı  maddelerin,  bu  tip  çok  partili  seçim rekabetine  katılmayı  garantileyeceğini,  sadece  farklı  kesimde  halkı  temsil  eden  güçlere kısıtlanacağını düşünmek,  gözün burjuva demokratik hayellerle körelmiş olmasıdır. Hiç bir anayasa  maddesi,  sosyalizmde  var  olan  proleterya  ve  burjuvazi                                     arasındaki  antagonist mücadeleyi,   yada   bütün   toplum   ve   politik   alanda   uygulanmasını   ve   yansıtılmasını engelleyemez.  Eski  sömürücüler  ve  onların  temsilcileri  seçime  resmen  katılmaktan  men edilebilirler, bu öğeler  kendilerine  yeni temsilci bulacaktır, ve yeni güçler ve kapitalist yol için mücadele eden yeni burjuvazide  olacaktır, tam olarak sosyalist toplumda var olmaya devam eden çelişkiden dolayı.

Rusya ve Çin tecrübesi açıkça gösterdi, eğer proleter çizgi önderlik etmiyorsa burjuva çizgi eder, ve bu çizgi devlet iktidarını ele geçirdiğinde, devleti burjuva devlete dönüştürür, bu olası olarak ״sosyalist״ (revizyonist) etiket altında yapıldığında ise sosyalizm kapitalizme dönüştürülür, bu olası olarak devlet kapitalizmi şeklinde olur.

Evet, iki ihtimalden biri öneriliyor: ya proleteryanın temsilcileri seçimi hep kazanacak diye  düşünülüyor yada hangi sınıfın iktidarda olacağının, bilmem kaç senede bir yapılan seçimle seçileceği. i.e./mesela, hangi durumda, devlet proleterya diktatölüğümü yoksa burjuva diktatörlüğümü olacak. Sahte seçim  vaadleri sonrası, burjuvazi gerçek komünistlere suikast yapacak ve onları baskı altında alacak ve kapitalizmi restore edecek.

22  Avakian, ״Demokrasi: Daha İyisini Yapmamız Her Zamankinden Daha Fazla Gerekli ve Mümkün!״, KD 17 sf

48

15

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 16 von 33

 

Eğer  gerçekten,  düşünce  şuysa,  şeyley  öyle  bir  ele  alınacak  ki,  proleteryanın temsilcileri hep devleti yönetecekler, o zaman ״çok partili rekabet״ vaadleri gerçekten doğru değil ve halka gerçekleri söylemek doğru olur: that/yani değişik adaylar ve partiler arasında bazı seçim rekabeti organize ediliyor olsada, devletin proleterya tarafındaki önderliği ve onun komünist partisinin tehlikeye atılmasına izin verilmeyecek.

Diğer   yandan,   düşünce   şuysa,   bilmem   kaç   senede   bir   devleti   hangi   sınıfın yöneteceğini belirlemek için seçim yapılacak, buda proleterya diktatörlüğümü yoksa burjuva diktatörlüğümü, olacağının belirlenmesi anlamına gelir, -burjuvazinin temsilcileri kendilerini sosyalizmin sadık savunucuları olarak ilan etselerde-. Bu son derece sorumsuz bir davranıştır, kapıyı bir çok kana ve cana mal olan kazanımların  kaybedilmesine açar, iktidarı basitçe burjuvaziye verir ve kitleleri dehşete, kapitalizme teslim eder.

Proleter parti önerdiği seçimi kaybederse ne yapacak sorusuna cevabında, NKP(M):

״İktidarda olan Parti revizyonizme doğru dejenere olduğunda Proleter sınıf ne yapacak? bu sorunun  daha  az  önemli  ve  daha  az  tehlikeli  olduğunu  düşünüyoruz״  diyor.  Bu,  nasıl engelleneceği tarışması yerine, iyi  biçimde yada kötü biçimde kapitalist restorasyona izin vermek nedir olmuyormu?

Gerçek durumda, eğer devlet yöneticisi seçim rekabetiyle belirlenecekse, bu illede proleter parti  için önemli kontolünü kaybetmesini gerektirmez. Parlamenter demokrasinin dinamiği,  yönetebilmek   doğrultusunda,  değişik  politik  güçler  arasında  ilişikide  olmaya götürür.  Proleter  parti  kendisini  çok  çabuk,  burjuva  hakların  kısıtlanması  ve  toplumun komünizme doğru dönüştürülmesinde gönülsüz ve açıktan karşı olan güçlerle bir pakt içinde bulacaktır, ve bu mücadelede, parti kendisi kısa zaman sonra kitlelerin yöneticisi olmak için dinecek/cease ve bu mücadeleyi geri çeken ve karşı olan bir partiye  dönüşerek dejenere olacak.

Bob Avakian’ın K. Venu’ye eleştirisinde vurguladığı gibi:

״MYÖK   belgesinin   ״proleter   demokratik   sistem״de   öngördüğü   işleyişin   klasik burjuva-demokrat  düzenden  aslında  hiçbir  nitel  farkı  olmadığı  artık  açıklığa  kavuşmuş olmalıdır. Öne sürülen, komünist partinin ״yönetme hakkı״nın tıpkı her hangi bir platform gibi sadece aldığı oylar temelinde belirlendiği ״model״, en iyi ifadeyle, farklı platformlar etrafında toplanmış  birbirine  rakip  güç  merkezlerinin  kitlelerin  oyu  için  yarıştığı  bir  duruma  yol açacaktır. Bunun neticesi (gene en iyi ifadeyle) her türden ״sosyalist״ ve ״konünist״ partinin çeşitli,  daha  açıktan,  burjuva  ve  küçük-burjuva  ״demokratik״  akımların   temsilcileriyle birarada olacağı bir ״koalisyon hükümeti״ olacaktır ve kitlelerin temel çıkarları ״uzlaşmaya feda  edilerek״ hiçbir radikal sosyal dönüşüm gerçekleştirilemeyecektir (ve bu yönde tüm çabalar  hızla  ve   acımasızca  yine  aynı  ״koalisyon״  hükümeti  tarafından  bastırılacaktır). Dünyanın her yerinde, bu gerçeği bütün yalınlığıyla görebileceğimiz yeterince –ve haddinden fazla– tecrübe yok mu?״23

Örnek olarak özellikle belittiği, 60’ların ortasında, binlerce komünistin katledilmesiye son bulan İndonazya Komünist Partisinin katıldığı koalisyon hükümetidiri. Bu konuya tekrar döneceğiz.

23  Avakian, agy sf.66

16

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 17 von 33

 

Proleterya diktatörlüğünün devam etmesi için proleter önderliğin olması gerekir, bu komünist  parti  önderliği  olmadan  mümkün  olmaz.  Kurumsallaşmış  parti  önderliğininde restorasyona   karşı   garanti   olmadığı   doğru.   Geçiş   aşaması   olan   sosyalizmin   çelişik karekterinden ötürü, hiç bir kurumsal  biçim/yapı restorasyona karşı garanti olamaz: bu iki çizgi, iki yol arasındaki ve burjuvazi ile proleterya  arasındaki toplumun sosyalist yoldamı devam  edeceği  yada  kapitalizminmi  restora  edileceğini   belirleyecek   sürekli  mücadele sonucudur/outcome.    Ama                                    proleter              partinin   önderliği    olmadan   kapitalist   restorasyon kaçınılmazdır ve çok çabuk gelir/gerçekleşir. Ulusal burjuvaziyi ve küçük-burjuvaziyi temsil eden  diğer  partiler  devleti  yönetirse,  (seçim  yarışında  kazanmalarına  dayanarak),  ısrarlı devrimciler yada komünizm için savaşmak üzere daha donanımlı  olmayacaklar; aksine, şu veya  bu  biçimde,  toprak  sahipleri/ağaları  ve  emperyalistlerle  ittifak  içinde,  önderlikleri çabucak burjuva diktatörlüğüne dönüşecektir. Gerçek hayatta/dünyada, iktidarı bu dönemde elinde  tutan  ya  enternasyonal  proleteryadır  yada  emperyalist  burjuvazidir,  bazan  iktidarı geçici olarak ellerinde tutan ara sınıflar ya emperyalistler ve gericiler tarafında yıkılır yada bu sınıf güçlerinin yeni temsilcileri olmaya dönüşürler.

NKP (M)’in mektubu ״sınıfımızın 20. yüzyılda iktidarını kaybetmesine neden olan UKH’daki  kayıp  halka, …hareketimizin 20’lerde yüz yüze geldiği problemleri aşmak için״ diye  bağlantıdan   bahsediyor.   Neye  dayandıklarını  fazla  açmıyorlar,  herşey  tahminen, Rusya’daki                        iktidarın      alınması      olgusu      sonrası,      resmi      seçim      demokrasisinin kurumsallaştırılmadığı, daha doğrusu komünist partinin proleter devlete önderlik rolü üzerine, konuştuklarını gösteriyor. Rosa Luxemburg’un yeni  doğmuş Sovyet devletine, genel seçim yokluğu  ve  ״sınırsız  basın  ve  toplantı  özgürlüğü״nün  eksikliği  eleştirisini,  (kendilerince) uygun olarak alıntı yaptığında ״Yeni Devlet״tede bu anlaşılıyor, bunun eksikliği Luxemburga göre ״bir avuç politikacının diktatörlüğü, bu, burjuva anlamda bir diktatörlük…) yaratıldı.24

Bu alıntıdaki Luxemburg’un bakış açısı kesinlikle sınıflar üstü ״saf״ demokrasi bakış açısıdır. Lenin’in ״Proleter Devrim ve Dönek Kautsky״de eleştirdiği, gerçek dünyada sadece burjuva demokrasi olur,  tavırla aynı. Eğer Bolşevikler, Ekim Devriminden sonra, anayasal mecliste çıkarılan proleter güçlerin hakim  olmadığı genel seçim sonuçlarını, kabul etmiş olsalardı ne olurdu? Yeni proleter devlet başlangıcında boğulurdu. ״Sınırsız basın özgürlüğü״ ne   demek?   Bu   tamamen   zengin   sınıfların   basına   hakim   olma   ve   halkı   kandırma

״özgürlüğü״dür.  Bu  kesinlikle  Leninizm’in  ABC’sidir  ve  çok  doğrudur:  ״saf״  demokrasi, sınıflar üstü,  kaçınılmaz olarak burjuva demokrasisidir, halk üzerinde diktatörlük anlamına gelen,                    bu                    günkü   dünyada    böylesi          demokrasi,      burjuvazinin   tadını   çıkardığı             müthiş avantajlarını,   görmezden  geldiği  sürece,  hatırı  sayılır  bir  tarihi  dönem  boyunca  tadını çıkarmaya devam edecek.

Doğrudur, 1917’de Lenin Devlet ve Devrim’i yazdığında, hala temel olarak Paris Komünü benzeri  bir devlet geliştirebileceğini sanıyordu. İşçi, köylü ve asker Sovyetlerini, yeni  prolete  devletle  aynı  karakterde  niteliyordu.  Paris  Komünü’nde  sıradan  demokratik cumhuriyet keşfedenlerin zıddına, hatırlatmakta fayda var, gerçek temelde  geniş demokrasi pratiği uyguladıklarından zengin sınıflar Paristen  kaçtılar (ve bunun için, ״…hemen hemen istisnasız,  işçiler  yada  tanınmış  işçi  temsilcileri  Komün’de   oturuyordu/vardı),25   ve  bu, Marks’ın vurguladığı gibi, komünistlerin temel hatalasından biriydi, yoksa hemen Versailles yürümeleri  ve  orada  bilinen  karşı-devrimcileri  baskı  altına  almaları  değil,  gerici  sınıflar üzerinde sağlam/katı proleterya diktatörlüğü uygulama üzerine the reticence/konuşmamaktır bu.  Komün  bütün  eksiklerini  açıkça  belli  edecek  kadar  uzun  yaşamadı,  sonraki  tarihi

24  ״Yeni Devlet״

25  Giriş Engels’den Marksa, Fransada İç Savaş

17

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 18 von 33

 

deneylerin ışığında bu gün açık olmalı, erken yenilgilerinin en belirli eksikliği Maksist parti önderliğinin olmaması.

NKP (M)’in önerdiği gibi, çok partili seçim demokrasisi Rusya’daki yeni demokratik devlette niye uygulanmadı? Çok iyi bilindiği gibi, Ekim Devrimi’nin izinde diğer ״sosyalist״ partilerden çok sayıda kitle komünist partisine akın etti ve bir çokları parti saflarına katıldı, ihtiyaç duyulan bilinç ve kollektif önderliği ilerletmek için. Geri kalan diğer parti cihazları ve onların basını genel olarak yeni proleter devlete karşı  antagonist tutuma, ezen sınıflarla ve istilacı ABD, İngiltere, Fransa, Japonya ve diğer ülkelerle, yeni devleti devirmeye kalkışmak umuduyla, işbirliğine girdiler. Sınıf mücadelesinin kendisi ve olayların gelişmesi bu partilerin yasaklanmasını  ve  komünist  partinin  devleti  ve  toplumu  yönetme  rolünü  üstlenmesini gerektirdi, bu Boşevikler tarafından önyargılı düşünce değildi.

Mektubunda  belirttiği  gibi  sosyalist  dönemde,  Çin’de  çeşitli  partiler  vardi  ama, komünist  partisi  önemli  öncü  rol  oynadı.  Kültür  Devrimi  sırasında  Chang  Chun-chiao Shanghai Komünü’nü  önerdi  ve devleti Paris Komünü prensiplerine göre yeniden organize etmeyi bütün temsilcilerin direkt  seçilmesi ve her an görevden alınabilmesi vs. Herkesinde bildiği  gibi,  Mao,  bunun  uygun  olmadığı,  proleterya  önderliğinin  gerekli  olduğunu  ve komünün karşı-devrimcileri bastırmak için güçsüz olacağı  hükmüne/kararına vardı. Komün yerine,  devrimci  komiteleri;  toplumdaki  değişik  kurumlarda  yönetici  organ  olarak,  halk tarafından ve halkın temsilcileriyle seçilen parti ve yönetici kadro, yükseltiler ve popülerize ettiler.

Birileri Mao’nun bu kararının yanlış olduğunu düşünebilir, 1956’da yaptığı alıntıya dayanarak   ״Yeni   Devlet״in  yaptığı  gibi,26    Mao  çok  partili  seçim  rekabetine  gitmeye

״niyetliydi״, iddiası yerine, o zaman hemfikir olmamak dobraca öne sürülmeli ve açık eleştiri yapılmalı.

Yukarıda belirttiğimiz gibi, sosyalizmde komünist partinin önderliği gereklidir, ama bu şiddetli çelişkiyi ifade eder; sosyalist toplumda var olan çelişkiler üzerine mücadele partide yoğunlaşmaya yönelir ve eğer revizyonist çizgi parti yetkisini alırsa parti ve halk arasındaki çelişki antagonist çelişki olur.

Temel  sorun,  halkın  daha  çok  direkt  olarak  yeni  devletin  idare  ve  yönetimine katılmasının sağlanması, bilinçlerinin ve yanlış çizgiyle doğru çizgi arasında ayrım yapabilme kapasitelerinin yükseltilmesi,  burjuva haklar ve eski toplumda miras kalan diğer ilişkilerin parça parça kısıtlanması için mücadele etmek ve dünya proleter devrimini komünizm hedefine doğru ilerletmektir.

NKP (M)’in önerdiği çok partili seçim rekabeti bir çözüm değil. Seçim demokrasisi gerçekten, halkı seçim yapmak üzere pasif ve bölünmüş konuma sokar, yarışan elit arasında, temel (modern toplumda) olarak büyük derecede medyanın kampanyalarına dayanan şu veya bu elitin. Analiz ettiğimiz gibi, burjuva ve küçük bujuva partilerle seçim rekabeti komünist partinin proleter karekterini sağlamlaştırmaz, doğrusu onu parlemento bataklığına iter, diğer/o partilerle  uğraşmasına/ilişkili  olmasına  ve  partinin  hızla  dejenere  olmasına  götürür.  Aynı biçimde seçim demokrasisi burjuva güçlere arka çıkmaktır, yıkıldıkları zamandan beri önemli bilgileri,  tecrübeleri,  enternasyonal  bağları  v.s  onlara  işçi  ve  köylü  kitleleri  üzerinde mücadeleyle rakip elit-ler- güçler yaratmak için, kamuoyunu etkileyerek v.s. çok avantajlar

26  ״Yeni Devlet״ The Worker 9, sf.30

18

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 19 von 33

 

veriyor.  Lenin  ״…demokratik  cumhuriyet,  kapitalizmin  düşünüle  bilecek  en  iyi  politik kılıfıdır… ״ diye vurgularken haklıydı.27

Seçimlerde halkın bilincini yükseltmek için etkin bir yol değil, seçim yarışına girme eğliminden beri  ((herhangi) birilerinin onlara tanıklık edebileceğini düşündüğü gibi) tamda gerçeği olgularda aramamaktır,  doğrusunu söylemek gerekirse belki birşey kısa süre için seçmenin tercihini kazanabilir.

Bu,   seçimlerin,    değişik    adaylar    arasında    yapılacak   rekabette   dahil,    bir    rol oynamayacağı  anlamınamı  geliyor?  Sosyalizmde,  toplumu  ve  dünyayı  komünizme  doğru ilerletme  mücadelesine bağlı olarak olumlu bir rol oynayacağını düşünüyoruz, ama proleter devleti ve sosyalizmi  devam ettirmek mi yoksa kapitalizme dönmek mi; gerçek dünyada NKP(M)’in önerisinin sonucun budur,  şüphesi için kullanılamaz.

Çin’de seçimler sorumlu mevkideki insanların eleştiri ve öz-eleştirisi için fırsat olarak kullanıldı,   ve   bunun,   kullanmaya   devam   edilmesi   gereken,   pozitif   birşey   olduğunu düşünüyoruz. Ve  sosyalizmde, Bob Avakian’ın önerdiği gibi,  seçim rekabeti için bir rolün geliştirilmesinin  de  doğru  olabileceğini  düşünüyoruz,  ama  sorumlu  mevkilerin/tavırların bazılarına  hepsine  değil  (kesinlikle  devletin  karekterini   şüpheye  düşürmekte  kaçınmak suretiyle).  Problemlere  rağmen,  (appropriated  context)  uygun  durum  kapsamında,  seçim demokrasisi biçimiyle, bazı potansiyel pozitif eğlimlerin var olduğnu belirttik: seçim  yarışı bazen insanların ilgisini uyandırır ve politize olmalarına katkı yapar ve bu mücadele ve tartışma arenası kitlelerin doğruyla yanlış arasında ayrım yapmayı öğrenmelerine katkı yapar.

״(appropriated  context)  Uygun  durum  kapsamı״nın  bir  parçası,  parti  önderliği  ve proleter  çizgidir  ve  seçimler,  kitlelerin  toplumu  yönetme  ve  dönüştürme  mücadelesine katılmaları için en etkili ve önemli biçim değil, doğrusu kitlelerin bilincini yükseltmek için bir çok biçimler geliştirilmeli, farklı görüşler ve tartışmalar teşvik edilmeli, mümkün olduğunca en  geniş  halk  tabakalarının  sosyalist  toplumun  her  alanında  yönetme  işine  katılmaları sağlanmalı.

Çin’de bu, büyük ölçüde geliştirildi, özellikle Kültür Devriminde. DKP’nin mektubu bunu doğru  olarak, ״hiç bir toplumda görülmemiş en etkili politik seferberlik ve dünyada görülmüş en geniş demokrasi  – eleştirme ve toplumu dönüştürme  mücadelesi anlamında gerçek demokrasi״ diye niteliyor. Kitleler birçok pari önderini eleştirdi ve alaşağı etti; fabrika, okul ve şehirlerin duvarlarını kendi görüşlerini yansıtan büyük puntolu afişlerle, hükümetin materyalleri bedava temin ettiği, kuşattılar; sadece Pekin’de 900’den fazla,  bütün ülkede

10.000 gazete yayınlanıyordu; kitleler toplumu değiştirme tartışmalarına ve mücadelesine katıldığında,  farklı bazende zıt politik örgütler organize ettiler; gençler bütün ülke çapında Kızıl  Muhavızlar’da  ögütlendi,  eski  ilişkileri  ve  düşünceleri  eleştirmek  ve  dönüştürme mücadelesi  için  ve  köylülerden  öğrenmek  için  kırsal  alanlara  gittiler;  Komünist  Partinin kendiside  kitlelerin  eleştirisi  ve  denetiminde  tepeden  tırmağa  yeniden  yapılandırıldı.  Bu muazzam kargaşa ve    devrimci kitlelerin politik mayalanması,  birçok sosyalist yeni şeyin doğmasına sebep oldu: hükümetin ve yönetimin organları olan devrimci  komiteler bütün sosyal  kurumlara,  fabrikalar,  okullar  ve  hükümet,  kitlelerin  temsilcilerini  direkt  yönetici olarak kattı v.s.; yönetici kadroların el emeğine katılması; işçi ve köylülerin ״açık kapı״ bilimsel deney ve  değişik kültür alanlarına katılması; kültür ve sanatın devrimci kültürün yaratılması ve popülize edilmesi içim dönüştürülmesi; iş yerinde teşvik primi yerine devrimci

27  Lenin, ״Devlet ve Devrim״, bölüm 1.3. (sf.22)

19

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 20 von 33

 

politiğe dayanan seferberlik; eğitim sisteminin temelden dönüşümü ve başkaları. Bütün bu mücadeleler  ve  dönüşümler,  iktidarda  olan  kapitalis  yolcuları  alaşağı  etmeyi,  devrimci kitlelerin bilincini yükseltmeyi ve  komünizme gitmek için eşitsizliğin (burjuva haklar) ve sosyalist toplumda var olan diğer ilişki ve  düşüncelerin dönüştürülmesini hedefliyorlardı. Bumu ״Yeni Devleti״in bahs ettiği ״totaliter bürokrasi״, sanki  çok partili (özünde burjuva demokrasisi)  seçim  demokrasisine  dönmekten  başka  çözüm  önerisi  olmayan?  Hayır,  bu sosyalizmden  komünizme  doğru  atılmış  ilk  adımdı  ve  proleter  demokrasiyi  ve  kitlelerin politik katılımını,  emperyalist dünyadaki burjuva seçim rekabetinden milyon defa fazla halk kitleleri için demokrasiyi  temsil ediyordu. Doğru olarak   ״hiç bir toplumda görülmemiş en etkili politik seferberlik ve dünyada  görülmüş en geniş demokrasi – eleştirme ve toplumu dönüştürme mücadelesi anlamında gerçek demokrasi״

Güçlü düşmana karşı, gerçek sınıf mücadelesiydi: ekonomik temel ve üst yapısındaki çelişik özelliğe dayanarak, sosyalist toplumun üst düzeyinde sürekli türeyen, yeni burjuvaziye karşı,  yenilgisini  sindiremeyen  ve  yeni  toplumda  kendi  çıkarları  için  otorite  kurmanın yollarını arayan, eski burjuvaziye karşı, ve dünyaya ekonomik, siyasi ve askeri olarak hakim olmaya  devam  eden  ve  sosyalist  toplumdaki  gerici   öğeleri  bin  bir  yolla  destekleyip güçlendiren, emperyalizme karşı.

Bu  gerçekliği,   sosyalizmde,   sınıf   mücadeleleri   konusunda   elde   edilen   büyük kazanımların ve  yeni anlayışın, özellikle Kültür Devrimi tecrübesiyle yükseltilen, sonunda yenildi diye basitçe atılması kaba pragmatizm olur. Doğrusu Çin’deki kapitalist restorasyon devrimin  proleterya  diktatörlüğü  altında,  bu  tehlikeyi  önceden  görmenin  dışında  hangi biçimde geleceğinide belirleyen, ve gerçekten meydana gelen,   devam ettirilmesi teorisini, zayıflatmadı tersine, zorunluluğunu doğruladı.

Bu en ileri tecrübe bile eleştiriye teslim edilmelidir/tabi tutulmalıdır, ve yeni şeylerin geliştirilmesi  gerekir.  Basitçe  Kültür  Devrimi  tecrübesini  tekrarlamak  ne  mümkün  nede istenen bir şeydir. Ama bu eleştiri ve yaratıcı çalışma proleterya diktatörlüğünün gerçek tarihi tecrübesinin  eleştirisel  analizine  dayanmalı  ve  hedef  ışığında  (komünist)  değerlendirme yapmalı,  kapitalist  sistemin  ve  modern  toplumun  çelişkilerinin  bilimsel  analizinin  açığa vurduğu bir üst toplumundur: dört hepsinin bütün dünyada dönüştürülmesi ve yok edilmesi.

Buna bağlı olarak, Bob Avakian’ın geliştirdiği yeni sentez’in önemini vurgulamak istiyoruz,  Uluslararası Komünist Hareket’in (UKH) tarihi tecrübesinin eleştirisel analizi ve otuz yıldan fazla bir süreci incelemenin ürünü olan.

Mesela, yoldaş Avakian, var olan sosyalist iktidarın savunulası-yla- çıkarıyla, top yekün dünya devriminin ilerletilmesi arasındaki çelişkinin görülmemesi UKH’da temel hata olarak vardı, diye öne sürüyor. Bu, dünya devrimi önderlik çizgisinin, sosyalist ülkenin acil dış politika ihtiyacına tabi tutulmasına yol açtı, genelde feci sonuçlarla: mesela, İkinci Dünya Savaşı  sırasında  anti-faşist  mücadelede  komünistlerin  burjuvalara  tabi  tutulması,  birçok ülkede devrimin başarısızlığa uğramasına sebep oldu (sadece Çin’deki devrim zafere kazandı, oda Stalin’in ve Komünist Enternasyonal’in                                                 yönlendirmelerine meydan okuduğu ve  karşı çıktığı için). Çin’de, aynı hata Sovyet Sosyal-emperyalizmine karşı dünyada bir cephe planı siyasetine yol açtı, Pinochet’i tanıması gibi ciddi hatayla UKH’nın büyük kesiminin kafasını karıştırdı. Ayrıca, Avakian emperyalist çağda dünya dinamiklerinin esas rol oynadığını ileri sürer, bu sosyalizimde sınıf mücadelesi  içinde  etkilidir. Sosyalizmin yenilgisini esas olarak objektif nedenlere bağlı olduğu, devrimcilerin hatalarına bağlı olmadığı analizini yapsada, her iki  hatada,  sosyalist  ülkenin  savunması  hatasını  dünya  proleter   devrimini  ilerletmekle

20

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 21 von 33

 

karıştırmak,  belli  milliyetçi  metodla  beraber  dünya  dinamiklerinin  üstünlüğünü,  Mao  ve arkadaşlarıda   dahil  olmak  üzere,  tamamen  anlamadı,  bunlar  çok  önemli  hatalardı,  bu proleteryanın yenilmesine ikinci  derecede katkıda bulundu. NKP(M) bu analiz hakkında ne düşünüyor?

Kısa süre önce Avakian ״sınıf doğrusu״ görüşü üzerine bir felsefi eleştiri öne sürdü, bir süre için  UKH’da var olmaya devam etmiş olan bu yanlışa bağlı olarak, bilimsel araştırma yapma konusunda (Lysenko örneğinde olduğu gibi), entellektüellere yanlış davranılmasına ve genel            olarak            üst         yapıdaki            işler    konusunda,    yanlış    politika   izlenmesine    yol   açtı: entellektüellerin  esasen  ״bizin  için  sorun  yaratan״lar  olduğu  görüşü  yerine,  sosyalizmde onların, dünyanın her yönüyle bilinmesi mücadelesinde temel rol oynayacaklarını görmek, ve aynı zamanda bu tabakaların bakış açılarının dönüştürülmesi için uygun yollar geliştirilmeli, bütün halkında, ve bütün doğrular neticede dialektik  materyalizmin zenginleştirmesine ve komünizm mücadelesine hizmet etmeli. O (Avakian) entellektüellerle  ilişkide ciddi hatalar, sadece Sovyetler Birliğinde değil, Çinde’de vardı (Ajith’e cevabında bu hataların  bazılarını kısaca toparladı). Bu hataların sosyalizmde sınıf mücadelesine açıkça etkisi var, ve bunun titizlikle  rektifikiye edilmesi gerekir, bu sadece sosyalizm için değil ama iktidarı almadan öncede entellektüellerle çalışmamız içinde bir anlam ifade eder. NKP(M) bu analiz hakkında ne düşünüyor?

NKP(M)’in sosyalizmde problemler ve çözümü teşhisinin hatalı olduğuna inansakta, doğru ve çok  önemli, görüş ayrılıklarına, tartışmaya ve kitlelerin doğrudan –değerli– karşı fikirlere katılımasına büyük paye  biçilmeli, geçmişin en ileri tecrübesi olan durumdan bile, Kültür Devrimi’nde yoğunlaşmış olan. Avakian, daha çok fikir ayrılığının komünist partisinin ve  sosyalis  hükümetin  eleştiriside  dahil,  teşvik  edilmesini  öneriyor,  bunların  hükümeti devirmeye yeltenmemesi şartıyla. O sosyalist hükümetin bizzat, bu tür fikir  ayrılıklarının yansıtılmasını teşvik etmesini ve mevcut kaynakları yaratmasını öneriyor ve aynı zamanda, böylesi çalışmayı ve düşünceyi eleştirmeyi teşvik eden bazı açıktan gerici çalışmalar açığa vuracak. O (Avakian) partinin öderlik rolü ve proleterya diktatörlüğü için yeni fikir öneriyor:

״esnekliğe sahip sağlam çekirdek״ sağlam çekirdek’in önderliği, komünizme doğru ilerlemek için savaşırken, esneklikle çeşitli fikirlerle, eğlimlerle, toplumdaki geniş tabakalar arasındaki insiyatif ve fikir ayrılıklarıyla  birbirini etkileyecek, en canlı tartışma ve yaratıcılık ortamını geliştirecek, neticede toplumu değişik yollarla dönüştürmeye devam etmek için neyin doğru olduğuna katkı yapacak. Bu yeni fikir ״resmi görüş״  düşüncesini eleştirmeyide içerir, parti üyelerinin  çeşitli  durumlarda  mevcut  dahi  olmalarına  gerek  olmadığı  önerisi  ve  değişik asaylar  arasında  seçim  rekabetinin  bazı  durumlarda  (her  durumda  değil)  geliştirilmesi. NKP(M) bu analiz hakkında ne düşünüyor?

Bob Avakian’ın sentezleri bizim burada aktarmaya çalıştığımızdan, bu çalışmalardan anladığımız   kadarıyla,28   daha  fazlasını  içeriyor.  Mao’nun  başlattığı  Sovyet  tecrübesine eleştirisinin  derinleştirilmesine  katkı  yapmayı,  ama  Çin’deki,  en  ileri  tecrübenin,  birçok hatasını   değerlendirmeyi   de   içeriyor.   Ayrıca,   geçmişteki   doğruların   da   olduğu   gibi uygulanamayacağını, dünyanın değiştiğini ve  sosyalizmin geliştirilnesi ihtiyacını, herşeyin temelden yeni sentezin bir parçası olarak tasarlanması,  yansıtılması ve uygulanmasını (da) içeriyor.

Avakian çıkarılan bu yeni sentezin geliştirilip ilerletilmesi ve dünyanın her tarafında yoldaşların bu sorunlarla cebelleşmesi ve tarihi hüküm vermeye katkı yapmasının gerektiğini

28  kesinlikle Bob Avakian’ın çalışmalarının bu yorumlanmasındaki her hangi bir hata bizim sorumluluğumuzdu.

21

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 22 von 33

 

vurguluyor. Bu yeni sentezin gerçekten yeni birşey olduğuna inanıyoruz, uzun ve zorlu- savaşım mücadelesinin ve emperyalist dünya sisteminden komünist dünya sistemine doğru, tarihi kilit olayların dünya-tarihi dönüşümü ışığında incelenmesi ve analiz edilmesinin ürünü olduğuna  inanıyoruz.  Görüşümüzce:  eğer  birileri  Avakian’ın  tartışmaya  katkılarını,  onun çıkardığı      sonuçlara           eleştirisel        karşı   çıkarak,          inceleyip                  analiz          edilmezse,   bu       tarihi tecrübelerden  dialektik   materyalizm  ışığında  ders  çıkarmayla  ve  sosyalizmin  görüş  ve devrimci pratiğinin, yeni sentez örsünde dövülen problemleriyle ciddi olarak cebelleşmemek olur.

Hepimiz sosyalizm görüşünün geliştirilmesi gerektiği konusunda hem fikiriz (yada hem fikir  olmalıyız). Görüşümüzce, bu anlamda ilerlemek komünist partinin kurumlaşmış önderliğini ekarte etmek değildir, NKP(M)’nin önerdiği gibi, düşünüle gelmiş olan, ve gerçek komünizm  karşıtı  güçlerin  düşüncesi   olmaya  devam  eden,  sosyalizmin  esas  problemi

״bürokrasi״ olduğu yanlış görüşüne geri dönmesi ve çözümünde çok partili seçim rekabeti ve resmi   demokrasinin  diğer  biçimleri  olduğu.  İlerlemenin  yolu  ״esnekliğe  sahip  sağlam çekirdek״tir,  parti  öderliğinin  en  iyi  nasıl  talim  edileceği,  geniş  ve  farklı  tartışma  ve mücadelenin  teşvik  edilmesi,  eski  toplumdan  miras  kalan  bütün  ilişki  ve  düşüncelerin dönüştürülmesi  ve  dünya  çapında  komünizme  ilerlemek  için  dünya  proleter  devriminin güçlendirilmesi mücadelesini geliştirmek üzerine yeni bir fikir.

5. Yeni Demokratik Devlet mi yoksa Antagonist Sınıfların Rekabet Ettiği bir Devlet mi?

Sosyalizmde sınıf mücadelesinin karekterine ilişkin farklılıklar ve mücadelenin   son hedefi, şu ana kadar üzerinde konuştuğumuz, Nepal’deki mevcut devrimci mücadelenin acil hedef fikrini etkiler. DKP acil  hedef olarak Yeni Demokratik Devlet’i (özünde, proleyerya diktatörlüğünün özel bir biçimi olan) ileri sürerken, NKP(M) mektubunda, devrimin  geçmesi gereken aşamalara bakmadan, acil hedef olarak sadece proleteryanın politik temsilcilerinin ve diğer  genel  sınıfların  değil  ama  aynı  zamanda  pro-emperyalist   büyük  burjuvalarında katılacağı bir devlet ileri sürüyor.

NKP (M) bektubunda ״devletin sınıflı toplumlarda bir sınıfın diğeri üzerinde baskı aracı   olduğu   Maksizm’in   ABC’sidir״   diye   belirtir.   Bu   çok   doğru.Ama   daha   sonra, mücadelenin  acil  hedefi  olarak,   güya  hiç  bir  sınıfın  diktatörlüğü  olmayan  bir  devlet öneriyorlar:

״… partimiz demokratik cumhuriyeti ne burjuva parlementer cumhuriyet nede yeni demokratik devlet olarak görüyor. Bu cumhuriyet, devlet iktidarının geniş yeniden organize edilmesiyle, ülkedeki sınıfsal, ulusal, bölgesel ve üstün cinsiyet problemlerini çözümek üzere, çok partili cumhuriyete geçiş rolü oynayacaktır. Kesinlikle, gerici sınıflar ve onların partileri bu cumhuriyeti burjuva parlamenter bir şeye dönüştürmeye  çalışırken, bizim partimiz de proleter  sınıfın,  bunu  yeni  demokratik  cumhuriyete  dönüştürmeye  çalışacak.   Bu  geçiş sürecinin  ne  kadar  süreceği  şimdiden  belirlenemez.  Açık  olan  bu  ulusal  ve  uluslararası duruma  ve devlet iktidar dengelerine bağlı olacak. Şimdilik, bu slogan, hem devrimcilerin hemde  parlamenter güçlerin ortak düşmanları olan, monarşinin hakim olduğu eski devlete karşı olan bütün güçleri birleştirmek için önemli rol oynadı ve oynayacak״.

NKP (M)’in mektubu açıkça, yeni hükümete katılan, NKP (M)’inde katıldığı, çeşitli seçim  partilerinin pro-emperyalist ve pro-feodal oluklarını belirtiyor, monarşiyle çelişkileri olan, büyük burjuvazinin ve toprak ağalarının Nepal’deki temsilcileri.

22

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 23 von 33

 

Bu  eklektik  bir  tavırdır:  bir  yanda,  bütün  devletler  bir  sınıfın  veya  diğerinin diktatörlüğünü  temsil eder, diğer yanda, geçiş biçimi olarak ״demokratik cumhuriyet״ ileri sürülüyor ve bunun hiç bir sınıfın  diktatörlüğünü yansıtmadığı söyleniyor. Çeşitli sınıfların politik temsilcileri hükümete girebilirler, ama sonunda devlet bir sınıfın yada diğerinin politik üstünlüğüne yada diktatörlüğüne uyacak ve belirli üretim ilişkisini savunacak başkasını değil. Sorun  mevcut  hükümetteki  temsilcilerin  sayısı  kadar  basit  değil  (mevcut  anlaşmalarda parlamento partilerinin çoğunluğu, NKP(M)’nin ise azınlığı temsil ettiği belirtilmeli), nede anayasal meclisteki temsilci sayısı (eğer seçimler nihayet yapılırsa) yada olası kurulabilecek yürütme/icra  bünyesindeki  konumun/mevkin,  ama  daha  doğrusu  bütün  süreci  idare  eden anlaşmanın  memnuniyeti  ve  devletin  tabiatı,  bu  anlaşmanın  tesis  edeceği.  Tesis  edilen hükümet  bu  süreçte  proleter  önderliği  yansıtıyormu  ve  emperyalist  hakimiyeti  ve  feodal baskıyı yok etmeyi temel alıyormu, yoksa proleteryanın ve halkın, düşman sınıfın çıkarlarını temsil eden güçlere bağımlı kılmayımı yansıtıyor? Gerçek dünyada bir hükümetin ve devletin bu her ikisinide aynı anda yandıtması mümkün değil.

Emperyalistlerin ve büyük kapitalistlerin temsilcileri (yeni hükümette böylesine hakim olan seçim güçleri, anlaşmalar doğrultusunda, Anayasal Meclis için seçim organize ediyorlar. BM’ler (de), emperyalistlerin açık sözcüsü, bütün bu süreci gözlemleyeceği sözü verdi.) asla devletin – bakış açılarına göre ״totaliter״ ve  demokratik olmayanlar olarak tanımladıkları, lehlerine ne kadar oy olduğu hiç önemli değil,- proleterya tarafından yönetilmesine müsade etmezler, çünkü böyle bir devlet onlarla antagonist sınıf çıkarları çelişkisi içinde olacak. Bu sadece  bir  ״mantıksal  fikir״  değil,  daha  doğrusu  proleter  güçlerin  burjuvaziyle  ve  pro- emperyalist güçlerle beraber katıldığı, bir çok acı deneyin dersleridir, proleteryanın bu araçla burjuvazi  üzerinde hakimiyet kurabileceği hayali, ya proleter güçlerin dejenere olmalarıyla yada katledilmeleriyle sonuçlandı.

Bu ״çok partili geçiş cumhuriyeti״ Endonezya’lı yoldaşların, yaptıkları öz eleştiride hatalı  görüşlerini  toparladılar,  hayalciliğinden  nasıl  ayrılıyor(?):  ״Endonezya’daki  devlet iktidarında  iki  yön  vardı,  bir  yanda  komprador  bürokrat  kapitalistlerden  ve  toprak  ağası sınıfından  oluşan  ‘halk  karşıtı’  yön,   diğer  yanda  esas  olarak  ulusal  burjuvaziden  ve proleteryadan  oluşan  ‘halk  taraftarı/pro-halkçı’  yön״.   Bu   analiz  temelinde  şu  sonucu çıkarıyorlar ״Endonezya’da bir mucize olabilir, şöyle ki devletin, ezen sınıfın diğer sınıflara boyun eğdirme aracı olması durdurulabilir, ama ezen ve ezilen sınıfın paylaşabileceği bir araç yapılabilir mi(?). Devlet iktidarındaki köklü dönüşüm, denebilir ki; halk iktidarının doğuşu,

‘pro-halkçı’  yönü  ilerleterek  ve  ‘anti-halkçı’  yönün  yavaş  yavaş  ortadan  kaldırılmasıyla, barışçıl olarak tamamlanabilir. ״29

Bu anlayış NKP (M)’in bu gün propagandasını yaptığıyla çok benzer değil mi? Bu anlayışın  çok  olumsuz  sonuçlar  doğuracağı  endişesi,  Endonezya’daki  ölüncül  sonuçların benzeri, yüz binlerce devrimci katledildi, ״dogmatizm״ mi oluyor?

NKP (M)’nin mektubu emperyalistleri ve büyük burjuvaziyi temsil eden partilerle seçime girme  konusunda güncel taktikleri üzerine iki çelişik fikir öne sürüyor. Bir yanda, bunun genel desteği kazanmak için bir taktik olduğunu iddia ediyorlar ve eski devletin silahlı mücadele yoluyla yıkılması gerektiği üzerine hiç  hayalci olmadıklarını: ״partimizin istediği gibi, iç savaş sorununun barışçıl yolla çözülmesine emperyalizmin  izin verebileceğine pek emin değiliz, ama emperyalistleri ve uşaklarını askeri cephede yenmenin sadece bu  taktiği uygulamaktan geçtiğine eminiz. Bu doğru kitle çizgisi uygulama sorunudu״.

29  Kazanılacak Dünya #8, sf 36

23

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 24 von 33

 

Taktik esneklik  kuşkusuz  gereklidir,  ama  bu  taktiklerin  gerçekten  emperyalizmi, büyük  burjuvaziyi ve toprak ağalarını (yeni hükümete katılan değişik güçler dahil) zorla devirme stratejisine hizmet edip etmediği analiz edilmeli. Japonya’yı yendikten sonra Mao ve ÇKP  Koumintang’la  seçim  yapılması  ve  olası koalisyon  hükümeti  kurulması  üzerine  bir uzlaşmaya  girdi  ve  Koamintang’ın  kaçınılmaz  olarak  çıkacak  olan  iç  savaşta  sorumlu olduğunu açığa vurmak ve göstermek için bir taktik uyguladı. Niyet eğer bu ise,  emperyalist güçlerin BM gibi ve burjuva parlamenter partilerin, gerici sınıf  karekterleri kınanmalı ve halka teşhir edilmeli, özellikle etkileyip, kazanılmaya çalışılan ara güçlere. Her neyse, öyle görünüyor  ki  NKP(M)’nin  kendisi  bu  güçlerin  ״demokrat״  yeteneği  hakkında  ve  gerici güçlerle ittifaka dayanarak olası ״demokratik cumhuriyet״ hayalleri yayıyor. Diğer yanda Mao,   Guomindang’la  anlaşmalar  yaparken,  onların  gerçek  tabiatı  üzerine  dobra  dobra konuştu, çünkü amacı  kaçınılmaz iç savaşı yeni demokratik devrim için hazırlanmaktı ve Guoamindang’la olası işbirliği hakkında hiç bir hayal beslemiyordu:

Sorunlara yalnızca tek bir açıdan değil, çeşitli açılardan bakmalıyız. Çungking’de bazı kimseler, Çan  Kayşek’in güvenilmez bir hilekar olduğunu, onunla yapılacak görüşmelerin hiçbir sonuca varmayacağını düşünüyorlar. Bazı Guomindang üyeleri de dahil, karşılaştığım birçok insan bana bunu söyledi. Ben onlara dediklerinin haklı olduğunu ve sağlam temellere dayandığını,  bizim  de  on  sekiz  yıllık  tecrübemize   bakarak  durumun  böyle  olacağına inandığımızı söyledim. Guomindang ile Komünist Partisi arasındaki  görüşmeler kesinlikle başarısızlıkla sonuçlanacak, bu iki parti kesinlikle savaşmaya başlayacak ve kesin  olarak ilişkilerini keseceklerdir; fakat bu, sorunun sadece bir yönüdür. Sorunun diğer yönü ise Çan Kayşek’in kendine olan güvenini sarsacak daha birçok etkenin bulunmasıdır.

״Dişe   diş״   mücadelenin   nasıl   verileceği,   duruma  bağlıdır.   Bazen   görüşmelere gitmemek ״dişe  diş״ mücadele demektir, bazen de görüşmelere gitmek ״dişe diş״ mücadele demektir. Daha önce gitmemekle doğru hareket ettik, bu sefer de gitmekle doğru hareket ettik; her  iki  durumda  da  ״dişe  diş״  mücadele   verdik.   Bu  kez  gitmekle  iyi  yaptık,  çünkü Guomindang tarafında çıkarılan, Komünist Partisi’nin barış ve birlik istemediği konusundaki dedikoduları boşa çıkarttık.30

NKP  (M)  kitleleri,  ״(kitleler)  kesinlikle  savaşmaya  başlayacak  ve  kesin  olarak ilişkilerini  keseceklerdir״ temelinde eğitiyor mu? Mektup, kendilerinin kabul ettikleri ״bazı kafa karıştıran tavırları״ ״düşmanların ve enternasyonal birliğin kafasını karıştırmak…״ olduğu doğrultusunda, haklı çıkarmaya çalışıyor. Emperyalistler ve temsilcileri bazan hata yaparlar, ama NKP (M) ne kadar onların kafasını karıştırmaya  çalışırsa çalışsın önemi yok, onlar komünist  parti  önderliği  karşısında  kendi  temel  sınıf  çıkarları  üzerine  kafa  karışıklığına girmezler: onların tek amacı KP’yi yok etmektir. Sorun bu ״kafa karıştıran tavırlar״ halkın ve NKP (M)’nin kazanmaya çalıştığı orta kesimlerin kafasını karıştırıyor olduğudur ve BM ve burjuva seçim  partileriyle kaçınılmaz kopuşla yüzleşildiğinde bunların sınıf düşmanlarının lehine  hazırlıksız,  silahsız  bırakılmasıdır  (sf.23  inevitable  given  the  assumption  that  the CPN(M) will fight for an autentic new democratic republic).

Ama NKP (M)’nin; koalisyon hükümeti sadece kaçınılmaz iç savaşa geniş destek kazanmak için  bir taktik olduğu görüşüne, bu görüşle çelişen ve NKP (M)’in kendisinin koalisyon hükümeti için yanlış  umutlar beslediğini gösteren bir başka görüş eşlik ediyor. Şunu ileri sürüyorlar; gerçekten bu hükümetin  yeni demokratik devrim programının esas

30  Çunking Görüşmeleri Üzerine, Seçme Eserler IV

24

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 25 von 33

 

yönünü yerine getirebilir: ״…anayasal meclisin kendi başına bir çözüm olmadığını anlıyoruz, ama politik içeriği olabilir. Mesela, kraliyet ordusu’nun dağıtılmasını, ulusal ordunun bizim önderliğimizde      yeniden    örgütlenmesini,             toprak          işleyene          temelinde        devrimci          toprak reformunun  gerçekleştirilmesini,  ulusların  kendi  kaderini  tayin  etme  hakkını,  toplumsal ayrımlara son verilmesini,  ilerleme ve refah/başarı v.s sağlarsa, niye buna karşı olunsun? Bununla kastettiğimiz, anayasal meclis içeriğinde belli olur, biçiminde değil. Durgun birşey değil ama çelişkilerle dolu, sadece istenen bizim bu  çelişkileri stratejik hedefimiz lehine kullanabilme kapasitemizdir״.

İşte bu artık, orta kesimi kazanmak için sadece bir taktik değildir, doğrusu yeni ve hatalı  stratejidir:  bu  görüşe  göre,  eski  devleti  devrimci  silahlı  mücadeleyle  yıkmak  ve demokratik  halk  diktatörlüğünü  kurmak,  proleterya  partisi  önderleğinde  yeni  demokratik devrimci programı başarmak doğrultusunda, hiçte  vazgeçilmez birşey değil artı. Görünüşe göre,  şimdi  bir  ״demokratik  cumhuriyet״  bu  ״ne  burjuva  parlementer  cumhuriyet  ne  de doğrudan yeni demokratik cumhuriyet olan״ yeni demokratik programın  önemli öğelerini yerine getirecek.

BM ve hükümetteki diğer güçler, NKP (M)’nin pro-emperyalist ve pro-feodal olarak değerlendirdiği, ״toprak işleyene״yi kabul etmesi ve toprağı elinde tutan toprak ağalarını sınıf olarak ortadan kaldırması  mümkün  mü? Kraliyet ordusunun dağıtılması ve ulusal ordunun NKP (M)’in önderliğinde organize  edilmesini kabul etmeleri mümkün mü? Düşman sınıf güçlerinin katıldığı ve önemli rol oynadığı bir devlet  altında Nepal’deki ulusal ve bölgesel baskıyı ortadan kaldırmak mümkün olacak mı? Cevabın hayır olduğu açık olmalı.  İt takes a lot  of  instrumentalism  (materyal  gerçektense  arzulara  dayanmak)  ״sadece  istenen״in  ״bu çelişkileri kullanabilme kapasitesidir״. Çelişkileri ele alma kabiliyetin her ne kadar iyi olursa olsun düşman  sınıfın ve temsilcilerinin doğası değişmeyecektir. Yada düşman sınıfın kendi yalan   demokrasi   beyanlarına/belagatına   sadık   kalacağı   düşünülüyor,   BM   ve   şimdiki hükümette hakim olan büyük  burjuva  partiler, NKP(M)’nin ve diğer halk güçlerinin geniş çoğunluğu aldığı seçim sonuçlarını ve  pro-emperyalist partilerin muhalefetinden bağımsız olası dönüşüme girişmelerini kabul edecek ve tanıyacak mı? Bu gerçekleşmeyecektir.

Gerçek    dünyada    çıkarılacak     tek    tutarlı    sonuç/ders    emperyalistlerin,    büyük kapitalistlerin ve toprak ağalarının yanı sıra bunların önemli politik temsilcilerinin, hiç bir zaman tabiatlarını değiştirmeyecekleridir, bunun için Yeni Demokratik Devrim bu sınıflarla yada bu sınıfın önemli bir kesimiyle yapılan ittifakla gerçekleştirilemez; bu sınıfın devrimci savaşla  devrilmesiyle  gerçekleşir.  Bu,  taktiklerde   esnek  olmanın  ve  uygun  şartlarda anlaşmalar yapmanın, geçici ateş kese vs. ihtiyaç olmadığı anlamına gelmez, ve bu soruların Nepal’de şimdiki durumda özel bir önem arz etmesi, büyük oranda bugünkü karşı  karşıya kaldığımız uluslararası zor şartlarla ilişkisi var. Yine de, taktikler doğru strateji tarafında yönlendirilmeli    ve    ona   hizmet    etmeli,    görüşümüzce     Yeni    Demokratik    Devrimin gerçekleştirilmesi  doğrultusunda,  düşman  sınıfın  devrilnmesidir;  önerilen;  pro-emperyalist pro-feodal güçlerle ittifakla ״geleneksel biçimde״ bir hükümet, hatalı stratejiyle değil.

Son olarak, düşman sınıfların önemli kesimiyle ittifak içinde ״demokratik cumhuriyet״ konuşulduğunda   dikkat  edilirse,  devrimin  anti-emperyalist  görevleri  üzerine  hiç  birşey söylenmiyor.  Bu  cumhuriyetin   ״sınıf,  ulus,  bölge  ve  üstün  cinsiyete  bağlı  sorunları çözeceği…״ni   söylüyor,   ama   emperyalist   kapitalin   ve   büyük   burjuvazinin   kapitalinin kamulaştırılmasından  hiç  söz  etmiyor.  Emperyalizmin  ve   büyük  burjuvazinin  çizmesi altındaki emonomiyle, ״sınıfsal, ulusal, bölgesel ve cinsiyet ayrımına bağlı sorunları çözmek״ mümkün  olur  mu?  Hayır,  bu  mümkün  olmaz.  Emperyalistlere  saygı  ve  büyük  burjuva

25

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 26 von 33

 

mülkiyeti esas alan fakat monarşiye karşı olan emperyalist yanlısı burjuva güçlerle ittifakı devam ettirmek  hala söz konusu mudur? (Bu), devrimin başarısız olmasına götürür sadece. Çok kan pahasına öğrenilen derin  gerçek, halkın kurtuluşu ancak emperyalistlerin, büyük kapitalistlerin, toprak ağalarının, onların devleti ve sistemlerinin zorla yıkılması yoluyla; ilk basamak olarak sosyalist devrim ve komünizme geçişle, mümkün olabilir. Pro-emperyalist ve pro-feodal partilerle ״demokratik cumhuriyet״te çok partili rekabet yeni demokratik devrime götürmeyecektir, (sadece) çok partili seçim rekabetiyle sözde anti-emperyalist ve anti-feodal partilerle  esas mekanizma olarak sosyalizmde devletin karekterini belirlemek, restorasyona karşı savaşmaya ve komünizme doğru ilerlemeye hizmet etmeyecektir.

6. Halk Ordusunun Güçlendirilmesi mi yoksa Parçalanması mı?

Hepimizin  bildiği  gibi,  her  devletin  omurgası  silahlı  güçlerdir,  ״siyasi  iktidar namlunun   ucundadır״,   proleteryanın   önlerliğinde   ordu   aracılığıyla   halk   kitleleri   sınıf düşmanını devirebilir, eski  devleti yıkıp yenisini inşa edebilir proleterya önderliğinde bu devleti yıkmak için gerici sınıfların her  teşşebbüsüne karşı koyabilir. NKP (M)’nin bütün bunlarla teorik olarak hem fikir olduğundan hiç şüphemiz yok.

Problem pratikte uygulamaya gelince, başka bir görüşe doğru kayıyorlar gibi. Son yapılan anlaşmalardan dolayı derin kaygı duyuyoruz, özellikle silahlı güçlere ilişkin, ama bu konuya burda değinmeyeceğiz.

Diğer taraftanda, ״21. yüzyılda sosyalist ülkelerde ordunun yapılandırılmasına dair yeni bir fikir״  olarak halk kurtuluş ordusunu iktidar ele geçirildikten sonra yabancı askeri saldırıya karşı mücadele için korunması yerine ״milis biçiminde genel kitlelere askeri eğitim sunacak״  şekilde  bir  kaç  binden  oluşan  askeri  birliğin  oluşturulması  şeklinde  bir  öneri sunulmaktadır NKP(M) tarafından.

Bir    yandan    kapitalist    restorasyonun    önlenmesinin     bir    zorunluluk     olduğu savunulmaktadır: ״Partimiz geçmiş devrimlerin acı deneyimlerini esas alarak da bu düşünceyi ilerletmiştir/sunmuştur.   Bu,   Ordu   ve   geniş   kitleler   arasında   ki   ilişkinin   iktidar   ele geçirilmeden  önceki samimiyet ve içtenliğinin sürdürülebilmesiyle yakından ilişkili olduğu anlamına gelmektedir. Fakat eğer iktidar ele geçirildikten sonra HKO büyük kalıcı kışlalarda konumlandırılacak olursa objektif olarak  bunun sonucuda ‘balık ve su’ ‘toprk ve tohum’ şeklindeki geniş kitleler ve onların ordusu arasındaki canlı  ilişkininde kopması ve bununla beraberde bürokratik bir şekillenişin bunun içinde boy vermesi sozkonusudur. İşte bu sebeple ordu içinde gelişebilecek bürokrasinin önünü kesecek yeni metodoloji ve mekanizmaların halkla olan güçlü ilişkilerin/bağların sürdürülebilmesi için geliştirilmesinden yanayız״. İşte bir kez  daha  burada  da  sosyalizm  altında  esas  sorunun  ״bürokratik  aygıt״  olduğu  fikri  ileri sürülmektedir/ortaya çıkmaktadır.

Şüphesiz ki sosyalizm altında sürekli profesyonal bir ordunun varlığı, eğer revizyonist çizgi komutayı ele alacak olursa her an zıddına dönüşecek keskin bir çelişkidir. Bu alanda da (ordu) eski toplumdan miras kalan ilişkilerin en az seviyeye indirmek doğru ve zorunludur: halkın milislerinin geliştirilmesi  savunulmalıdır  (Mao ve dörtlerin Çin’de savunduğu gibi), burjuva  ilişkilere          bağlı    gereksiz          rütbe   ayrımları,                 askeri          formaliteler             vb.’leri sınırlandırılmalıdır. Halk ve ordu güçleri arasındaki ilişkiyi geliştirecek ve halkı orduya dahil edecek her fırsat değerlendirilmelidir. Etkin bir ideolojik mücadele sürdürülmelidir. vb. Fakat kızıl ordunun zıddına, gerici burjuva ordusuna dönüşmesinin maddi zemini esas olarak onun kendi varlığından değil, her ne kadar buda sorunun bir parçası olsada, sosyalizm altında eski

26

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 27 von 33

 

toplumdan   miras    kalan    eşitsizliklerin    ve    ilişkilerin    devam    etmesinde    ve    yeniden yaratılmasında yatmaktadır. Revizyonist çizginin doğmasının maddi zemini budur. Her ne kadar bazı değişiklikler bu çizginin gelişmesine daha az yada çok ktkı sunacak olsada hiç bir kurumsal  şekilleniş/biçimleniş  bu çizginin komutayı ele geçirmeyeceğine garanti değildir. Kendi  başına  milisler  burjuva  çizginin  hakimiyeti  elegeçirmeyeceğinin  garantisi  değildir: Çin’de  milisler  arasında  revizyonist   çizgiyle  birleşenler  ve  revizyonist  darbeye  karşı ayaklananlar şeklinde bir ayrılık olmamışmıydı? Bu  bağlamda can alıcı sorun çizgidir ve milisler biri yada ötekiyle yönlendirilirler.

Eğer kalıcı profosyenle ordu yerine milisleri koymak mümkün olsaydı, her ne kadar bu tek başına  dejenerasyona ve karşı devrimin elinde bir silah olma ihtimaline karşı garanti olmasada, komünizme geçiş sürecinde bu proleteryanın çıkarlarına daha uygun olurdu. Fakat, şu ana kadarki tarihsel deneyimimiz açıkça  göstermektedirki proleter dünya devriminin şu anki  aşamasında  bu  mümkün  değildir.  Tabiki  eğer   kapitalist  darbeyi  ״önlemek״  için emperyalistlerin askeri gücü karşısında teslim olmak anlamına gelmiyorsa.

״Yeni  Devlet״  Troçki’den  ״yeni  orduya״  ilişkin  sempatiyle  ״yeni  ordunun  halkın silahlandırılarak   yakın  zamanda  düzenli  ordunun  yerine  geçmesi  temelinde  Avrupada beklenen sosyalist devrime destek olacağı״ şeklinde alıntı yapmaktadır.31 ״Yeni Devlet״ temel sorunu gözardı etmektedir: hem Marks ve Lenin gibi tutarılı devrimciler hem de Troçki gibi oportunistlerin yakın zamanda orduya ilişkin böyle bir değişim beklentileri birebir Avrupada proleter  devrimin  yakın  zamandaki  zaferiyle  bağlantılıdır.  Bilindiği  gibi  Marks  proleter devrimin Avrupanın daha gelişmiş kapitalist toplumlarında bir biri ardı sıra zafere ulaşmasını beklerken, 1917 devriminin hemen ardındaki dönemde de Lenin yine bunun Avrupada yakın zamanda zafere ulaşmasını ummaktaydı. (Özellikle Almanyada) Eğer devrim umulduğu gibi Avrupada gerçekleşmiş olsaydı  ve  Avrupa emperyalizmin kalesi olmak yerine sosyalizmin kalesi olmuş olsaydı, genelde çok farklı bir  durum olurdu, bugün sürekli ordunun yerine silahlı halkın getirilmesi olasılığı sorununun analiz edildiği genel durum çok farklı olurdu.

Bunun  gerçekleşmediği  aşikar.  Bolşeviklerin  sürekli  ordu  ve  silahlı  halk  denizi sorununu   yeniden  gözden  geçirme  zorunda  kalması  komünist  hareketteki  sapmalardan kaynaklı değil yeni  proleterya iktidarını savunmanın gerçek maddi bir zorunluluğuydu. İç savaşın yarı ciddi değerlendirmesi bile açıkça göstermektedirki eğer proleterya o dönem bir çok fabrikada var olan işçi milislerine güvenip Kızıl  Ordunun bir an önce kurulması için mücadele etmemiş olsaydı, aynen Paris Komününde olduğu gibi  (Versailles’de gericilere hemen müdahele etmeme hatasının yanı sıra, Pariste Ulusal Muhafızlar adı altında ögütlenen milisler,  profesyonel  gerici  orduyu  cephede  yenilgiye  uğratmakta  yeterli  olmadığını  çok açıkça  göstermiştir) yeni doğmuş devrim çok kısa sürede iç savaş ve dışardan müdahele sonucunda  kanla   bastırılabilirdi.  İkinci  Dünya  Savaşında  emperyalist  işgal  noktasında mekanik materyalizm ve  ulusalcılığından kaynaklı olarak Stalin ciddi hatalar yapmıştır.32

Fakat aynı zamanda çok açıktırki Alman savaş makinesinin işgalini ve blitzkrieg’i (hızlı sonuç alınan  savaş)  sadece  milisler  ve  bir  çok  alanda  faşistlere  karşı  birebir  savaşan  gerilla gruplarıyla yenilgiye uğratmak mümkün değildi: Kızıl Ordunun rolü zorunluluktu.

Komutan MacArthur Yalu nehrini geçerek Kore savaşını Çin Halk Cumhuriyetini yenilgiye   kadar   götürmek   istediğinde,   onu   geri   püskürtmek   için   düzenli   HKO’nun güçlendirilmesini söylerken Mao yanlışmı yaptıyordu?

31  ״Yeni Devlet״ sf 31

32   Stalin’in çizgisine hatalarına karşı Bob Avakian

27

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 28 von 33

 

Profesyonal eğitimi sınırlı/kısıtlı olan milis gücün, proleteryayı nükler bombayla yok edeceği tehtidi bir yana,Sovyet sosyal-emperyalizminin sınırdaki sürekli askeri kışkırtmalarını başarılı biçimde püskürtmesi mümkün olurmuydu?

Proleter güçlerin  bir  dizi  kanlı  savaşla  emperyalist  saldırganlığı  başarılı  biçimde yenilgiye  uğratılmasının  ve  emperyalistlerin  sosyalist  kaleleri  savaşla  ele  geçiremeyeceği aşikar  olmasının  ardından,  revizyonist  çizginin  kumandası  altında  askeri  güçlerin  kendi içindeki darbelerle iktidarı ele geçirmesine  bağlı olarak, profesyonal bir ordunun olmaması daha iyi olurdu şeklinde basit bir sonuç çıkarmak  olur. Ama bu çizgi pratiktikte uygulanmış olsaydı  (milis  ögütlenmesi  görüşü)  biz  bugün  sosyalist  tecrübelerin  derslerini  tartışıyor olmayacaktık çünkü yaşamıyor olacaklardı: sosyalist tecrübe yerine niye proleterya her zaman iktidarı                   alıyor         burjuvazi        bunu    kanla   bastırdığını      tartışıyor               olacaktık.                 Günümüzde emperyalizmin  hakim  olduğu  bir  dünyada,  proofesyonal  kızıl  ordunun   yaratılması  ve güçlendirilmesi  zorunludur  yoksa  sosyalizm  emperyalist  saldırganlıkla  hemen  yok  edilir. sosyalizmde eski toplumda miras kalan eşitsizlikler ve ilişkiler gibi, bu kesinlikle büyük bir çelişkidir, fakat bu sorun sadece yok olmasını umarak doğru bir şekilde çözümlenemez.

NKP (M) tarafından öne sürülen diğer görüş profesyonal proleter ordunun başarılı bir

şekilde  Nepal’in  gerici  komşularına  ve  ABD  emperyalizmine  göğüs  geremeyeceğidir:

״ülkemizdeki  kaynaklar  ve  HKO’muzun  güçlendirilmesi,  deneyimsiz  bütün  gençler  buna dahil edilse dahi, coğrafik bütünlüğümüzü yabancı askeri saldırganlığa karşı savunmak için, emperyalist  ABD  askerlerini  bir   tarafa  bırak,  bize  sınır  olan  askerleri  dahi  yenmeyi düşünemeyiz״.  Çözüm  olarak  önerdikleri  ״silahlı   halk  yığınları/denizi״,  somut  olarak açıkladıkları HKO’sunun ״bir kaç bin״e indirgenerek halk milislerinin eğitmeni olarak hizmet görmesidir.

HKO’sunun varlığı halk milislerinin oluştululmasını yada geniş halk kitlelerinin askeri eğitimini bir şekilde dizgiyor mu? Aksine Nepal’deki devrimin belirli tecrübesi göstermedimi, HKO’nun  düzenli  güçlerinin  büyümesi  milislerin  gelişmesine  ve  geniş  halk  yığınlarının eğitilmesine katkı yaptı, yeni halk iktidarını saymazsak? Eğer güçlü HKO alabildiğine geniş ögütlenmiş halk milisleriyle beraber başarılı bir şekilde gerici yabancı askeri güçlere göğüs geremiyeceği  düşünülüyorsa,  milislerin  güçlü  bir  HKO  olmadan  bunu   yapabileceğini düşünmek mantıklı değil. İktidar alındıktan sonra halk ordusunu en aza indirmek, sadece bir kaç  bin halk milislerini eğiteni bırakmak, bunu önerenlerin niyetinden bağımsız, devrimin gümüş tepside Çin ve Hindistan büyük burjuvalarına vede ABD ve İngiliz emperyalizmine, proleteryanın askeri yeteneğini ve halk güçlerinin cephede onlara karşı başarılı biçimde göğüs germesini  kabullenmeyecek olan, sunulması olur.

Oportunistler Hindistan, Çin ve ABD’nin gücünden dolayı Nepal’de halk savaşının başlatılmaması   konusunda  benzeri  görüşleri  ileri  sürmemişlermiydi?  Nepal’deki  gerçek tecrübe onların bu görüşünün yanlış olduğunu ispatlamadımı? Nepal’in  mevcut uluslararası ve  jeopolitik  durumla  karşı  karşıya  olduğu   doğru.  NKP(M)’nin  ta  baştan  vurguladığı yönelimin; Nepal devrimi kendi içinde tecrit olmuş bir sorun  gibi görülmemeli, tamamen Güney  Asya  devrimini  hızlandırmanın  bir  parçası  olarak  görülmeli  fikrinin  çok  doğru olduğunu düşünüyoruz. Nepal devriminin zor bir durumla karşı karşıya olmasının basit bir çözümü yok, ilerlemek için yeni, yaratıcı fikirlerin geliştirilmesi kuşkusuz gereklidir. Ama bu yaratıcı fikirler  sınıfımızın geçmişteki zorlu tecrübelerini hesaba katmalı, halk ordusunun sayısının      azaltılması      Nepal  proleteryasının,                    yada               başka      yerdeki,                  durumunu güçlendirmeyecektir.

28

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 29 von 33

 

7. Yönteme İlişkin Bazı Sorunlar

״Komünist  gerçek  siyaset״  eğlimleri  konuşulduğunda,  Bob  Avakian  şunu  belirtir:

״UKH’te, birin-ikiye-ayrılması yaklaşımından, rehber olarak proleteryanın yüksek çıkarları ve bunu  bağlı  programın  ve  politikanın       kabul  edilmesi  ve  praktik  eylemin  uygulamasına girişilmesinden daha ziyade, prensibin ve uygulanabilirliğin eklektik biçimde birleştirilmesi olan bir çeşit ikinin-bir-edilmesi eğlimi olmuştur. Bunun da yine ״araç etme/instrumentalist״ eğlimine  benzerliği/yakınlığı   var   –şu  an  ihtiyaçlarımız  ne  ve  ilkelerin  pratik  ihtiyaçla

״birleştirilmesi״ni nasıl inşa ederiz yada planlayabiliriz ve bu ״birleştirmeye״ politika olarak ifadesini  verebiliriz? diye   söylemeye devam eden eğlimle. Anın/günün ihtiyaçları stratejik yüksek  çıkarlardan   ayrılmaya  başlar.  Anın/günün  ihtiyaçları  stratejik  çıkarlardan  üstün olmaya  başlar  ve  politikanı  buna   göre  şekillendirsin–  ‘e,  bu  özgün  eylemi  yapmak zorunluluğumuz var yada bu özgün saldırıya karşı direnmek, buyüzden/böylece buna erişmek için  ״pratik״  olan  herşeyi  yapacağız  ve  ilkelerimiz  bu   ulaşılmış   olan  somut  durumla

‘birleşecektir’״.33

Günümüzde, burjuva demokrasisinin çeşitli biçimlerde büyük ağırlığı ve etkisi var, eski sosyalist  ülkelerdeki kapitalist restorasyonla bu daha güçlendi, işin cilvesi/ironically, Sovyet sosyal-emperyalizminin dağılmasıyla, artan anti-komünist ideolojik saldırıyla özellikle güçlendi. İleri insanlar arasında dahi, bir çok durumda sosyalizmin başarısız olduğu yada daha kötü,  korkunç  totaliter  bürokrasi  olduğu,  komünist  partinin  kitleler  üzerinde  diktatörlüğü olduğu, ve demokrasinin olmadığı vs. vs. değerlendirmelerinin çok etkisi var.

Bütün dünyada karşı karşıya olduğumuz bir durum bu, ama bazı durumlarda, özel etkenler  burjuva  demokrasinin ideolojik hastalığını daha da artırıyor. Meksiko’da biz, tek partinin lonca/kooparetiv  devleti, Anayasal Devrimci Parti’nin (İspanyolca kısaltması PRI), nihayet  sonu  geldiğinde  ve  gerçek  çok   partili  seçim  rekabeti  başladığında  her  çeşit beklentilerin ve hayallerin doğması, burjuva demokrasisi  hayalinin büyük dalgasını kitleler arasında  ve  ״solun״  büyük  kesimininde,  tecrübesini  edindik.  Sanırız   genelde  burjuva demokrasisinin  kutsanmasına,  özelde  çok  partili  seçim  rekabetine  bağlı  olarak  Nepal’de monarşinin yıkılması benzeri hayaller  yaratacak, özellikle orta kesim arasında, ama sadece onlar arasında değil.

Eğer  stratejik  hedefimizin  bakış  açısı  hesaba  katılırsa,  bu  büyük  bir  problem. Komünistler Marks’ın ״burjuva haklarının dar ufku״ dediği şeyin ötesinde, bu sistemde birçok demokratik  hakları  savunmak  zorundalar.  Tarihi  anlamda,  burjuva  demokrasisi  vadesini doldurmuş/modası geçmiş bir devlet sistemidir  ve  kapitalizmin sonucudur ve sadece onun tekrar  üremesine  katkıda  bulunur.  Eğer  eski  düzeni  devirmek  ve  sosyalizmden,  gelecek topluma, komünizme ilerlemeye muktedir olacaksak, biz komünistlerin ve devrimci kitlelerin bunu anlamaları bir gerekliliktir. Burjuva demokrasisi ideolojisinin etkisine ve buna karşı mücadele  muazzam  görevine  gözümüzü  kapatamayız  ve  kapatmamalıyız,  ve  tecrübeyle ispatlanmış  proleteryanın   diktatörlüğünün  gererkliliği,  proleterya  partisinin  önderliğinin gerekliliğide dahil, sosyalizmin tarihi geçiş dönemi boyunca bütün sınıf ayrılıklarının toptan kaldırılmasına, bunların dayandığı üretim ilişkilerinin  kaldırılmasına, bu üretim ilişkilerinin karşılığı olan tüm sosyal ilişkilerin karldırılmasına ve bu sosyal ilişkilerin sonucu olan tüm fikirlerin devrimcileştirilmesinde (4 hepsi) ısrar etmeliyiz.

33  İki Kamburun Aşılması, ״Hareket ve Yoldaki Büküntü״ DKP,ABD’den alıntı Struggle, Ağustos 2005

29

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 30 von 33

 

Nepal devriminin  şimdi  karşı  karşıya  olduğu  gibi  karmaşık  ve  zor  bir  durumda, proleter  partinin  taktik esneklik ve çok değişik yaratıcı düzenlemeler yapmasının gerekli olacağı beklenir bir  şeydir. Problem böylesi esnekliği tanımakta/kabul etmekte değil, ama gerekli taktik düzenlemelerin, ״rehber  olarak proleteryanın yüksek çıkarları ve buna bağlı programın  ve  politikanın  kabul  edilmesi  ve  praktik  eylemin  uygulamasına  girişilmesi״ temelinde  mi  kararlaştırılacağı,  yoksa  tersine,  anın/günün  ihtiyaçları  ve  ״ilkelerin  pratik ihtiyaçla ’birleştirilmesi’״ temelinde mi kararlaştırılacağında yatıyor.

Görüşümüzce, ״Yeni Devlet״te ve NKP (M)’nin mektubunda yansıtılan tavırda bu yapılıyor:  somut duruma ilişkin nasıl taktik manevralar yapılacağı, prensipleri ve stratejik hedefleri  günün  belli  ihtiyaçlarına  ״ayarlamaya״  başlamak  için  çok  uç  noktaya  çekilmiş,

״stratejide her hangi bir hata yapmamak çok kolay״ derecesinde açıklama yaparken, aynı zamanda  UKH’in  MLM’nin  çeşitli  stratejik  prensiplerini  ıskartaya  çıkarmasını/atmasını istiyor.

Stratejik prensiplerin sosyal tecrübeler ışığında tekrar incelenmesi gerekir eğer gerçeği yansıtmadığı yada biraz yansıtığı görülürse değiştirilmeli yada ıskarta edilmeli. Ama bunun uygulanabilir sosyal tecrübenin  bilimsel bir incelenmesi temelinde yapılması gerekir yoksa basitçe o anda yada var olan durumda neyin uygulanabileceği inancıyla değil. Mesela, yeni teori ״geçiş biçimi״ olarak ״demokratik cumhuriyet״, hem proleteryanın hemde burjuvazinin temsil edildiği, yeni demokratik devrim teorisinin sosyal tecrübeler  ışığında ciddi temelde gözden geçirmeyemi ulaştı, mesela, İndonezya tecrübesine yeniden tercüman olmakta dahil, niye nerdeyse benzeri formülasyonların oradaki felakete büyük oranda katkı yapan temel hatalar olduğunu açıklamak için yada bu tecrübenin dersleri niçin Nepal’in somut durumuna yada başka şeye uygulanmıyor? Yada bu yeni teori orta sınıf kesiminin ve diğerlerinin önemli bir bölümünün ״demokratik cumhuriyet״ talep ettiği gerçeğinden, bu talepleri kabul edecek ve sonra teorinin ve stratejik hedefin bu taktiğe göre değiştirilmesine mi niyetleniyor?

Benzer  şekilde,  ״Yeni  Devlet״in  önerdiği  ve  mektubun  savunduğu  ״yeni״  teori, sosyalizmin anahtar tarihi tecrübesinin emperyalist sistemden komünist sisteme doğru  dünya- tarihi geçişi ışığında titiz araştırmasının mı ürünü? Yoksa tersine, hem şimdi hem de gelecek sosyalist toplumda (burjuva) seçim  demokrasisi isteyen, orta kesime vaad edilen taktiğin öneminin mi/göz önüne alınmasının mı ürünü?            Gidiş  noktası proleterya diktatörlüğünün tarihi  tecrübesinin  derslerinin  şiddetli  analizi  mi  yoksa  günümüzde  çokça  propagandası yapılan sorunun bürokrasi olduğu çözümünde ‘demokrasi’ olduğu ve tarihteki şeylere bakıp Rosa Luxemburg ve Troçkiden, Lenin ve Mao’ya kadar içeriğinden kopuk alıntılar yapmak, zaten kararlaştırılmış sonucu ‘ispatlamak’için, a priori?

Bob Avakian, “araç etme/instrumentalist düşünce(si), sonucun tautologically gerksiz tekrar başlangıç  premise öncül/yer/çevre ilişkin bir yaklaşımdır. Başka deyişle, gerçeği bir çeşit kendi objektifine ‘faydalı’ yapmak için, analiz etmeye başlayıp–gerçeği ‘bükmeyele’ son bulmak– …gerçeğin objektif ve bilimsel incelenmesi, analiz ve sentez edilmesi, ileri ve geri içinde,  teori  ve  pratik  arasında,  gerçeğin  derin  değerlendirmesi  ve  çoğaltarak/büyüterek değiştirme yeteneği yerine, bu bir çeşit döngü, tautological  yaklaşım,       belli objektifin ve premise başlayıp, sonra gerçeğin  bu objektifin veya premise doğrulanması ve haklılığı olarak yorumlarsın ” der.34

34  ibid.

30

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 31 von 33

 

Mesela,  “Yeni  Devlet”  bize,  Mao’dan,  1956’dan,  tek  parti  yerine  diğer  ilerici partilerinde  olması çok iyi (bu arada, KP’nin önderlik rolünü kabul eden), “Yeni Devlet”in önerdiği çok partili seçim rekabetini, sözde “Mao kendisi tasarlıyordu’ya/niyetliydi”ye  ispat olarak   bir   alıntı   veriyor.35    Bu   kesinlikle,   gerçeğin   önyargılı   sonuca   uydurmak   için “bükülmesine” bir örnek değilmi? Evet, çeşitli partilerin varlığına izin verilmesi çok iyi, eğer proleter iktidar feda edilmeyecekse, ama bu sosyalizmde komünist partinin önderlik rolünün gerekliliğinin terk edilmesinden farklı bir şey. Bu alıntıdan yola çıkarak,  Mao’nun partinin kurumlaşmış  önderlik  rolünü  atmaya  ve  çok  partili  seçim  rekabetini  kurumlaştırmaya niyetlendiği fikri nasıl öne sürülebilir, bütün sosyalist süreç boyunmca tamda tersini pratikte uygularken ve kavgasını verirken  ta ki ölümüne/ölene dek?

Mao’nun bu konuda hatalı olduğu düşünülüyorsa, iyi, neyin yanlış olduğu ve niye yanlış olduğu söylensin, belkide biz de yeni birşey öğreniriz; Mao’nun dediği ve yaptığı hiç birşey  kutsal  değil.  O,  Stalin’in  bilimi  ve  devrimi  geliştirmek  için  söylediği  epey  şeyi ıskartaya çıkarmalıydı, Lenin, Marks’ın söylediğinin oldukça büyük bir bölümünü ıskartaya çıkarmalıydı,   ve   şimdi,   kuşkusuz,   doğruyu-yanlıştan   uygulanabileni-uygulanamayandan ayrımak için, sınıfımızın önderlerinin mirasını eleştirisel ve bilimsel analizini yapmalıyız, ve gerçeği yansıtmayanı ıskarta etmeliyiz. Ama yöntem bilimsel yol/olmalı, burada yapılan bu değil. Gidiş noktası, belli kararların/sonuçların ortaya çıkan şimdiki/acil durumda elverişli olduğu  ve  gerçeğin  bu  kararları/sonuçların  ispatlanması  için  ayarlanması          yerine,  aynı sebepten, Mao’dan yapılan açık çarpıtılmış alıntıda dahil, bunun politik olarak uygun olduğu düşüncesinin  Mao’yla uyumlu olduğunu söylemek yerine, onun tavrıyla ayrılıkların ispatı üzerine daha samimi konuşmak.

Bob Avakian’ın belirttiği gibi, “politik gerçek” ve “sınıf gerçeği” fikride dahil, bu tarz instrumentalist düşünce eğliminin UKH’da uzun bir süre çok etkisi olmuştur, birşeyin gerçek olduğunu açıklamak için, bunun materyal gerçeği yansıttığı ve toplumsal pratikte ispatlandığı için değil ama kısa dönemde politik olarak  uygun gibi görünür ve bunada gerçek denir. Gonzalo’nun  tavrına  ilişkin  DEH  içinde  olan  tam  da  buydu,  “politik  gerçek”  bunun  bir “oyun/hoax”   olduğu   fikriydi,   çünkü   açıkçası   böyle   söylemek   daha   uygundu,   barış anlaşmalarının esas yazarının Gonzalo olduğunu gösteren yaygın delil/kanıt önemsenmedi.

İnstrumentalism’i     eleştirme      ve     Hareketimizde     ve      düşüncemizde     ıskarta etmenin/atmanın zamanıdır.

“Yeni  Devletin”in  instrumentalist  mantığı,  dialektik  materyalizm  yerine  idealist metodolojinin  bir  parçasıdır.  Bu  konuda  diğer  fikirler  hakkında  yorum  yaptık,  mesela, sosyalizmde restorasyon için  temelin esas olarak üst yapıda (ve bunun bürokrasi sorununa indirgenmesi) bulunduğu teorisini eleştirirken,  eninde sonunda en belirleyici rol oynayan sosyalist ekonomik temelin çelişkisini görmezden gelinmesini, üst yapıdaki çelişkilerin büyük önemi olsa da ve üst yapıda dönüşümle (revizyonist darbe) ekonomik temelde ve bir bütün olarak sosyalist toplumda kapitalist restorsyon gerçekleştirildi. İdealist metod, bütün sosyalist tarihi  yorumlarken de, 1920’lerde komünist harekette çıkan hatanın ürünü olarak kendini gösteriyor.  Bu  geri  bir  yöntem;  yeni  sosyalist  toplumun  çelişkili  yapısı,  maddi  şartların gözden  geçirilmesi  ve  sınıf  mücadelesinin  gerçek  gelişiminin  incelenmesi  yerine,  ve  bu durumda   neyin   doğru   neyin   yanlış   olduğunu   değerlendiren   komünistlerin   çizgi   ve eylemlerinin  incelenmesi.  Mesela,  Lenin’in  Devlet  ve   Devrim’de  öne  sürdüğü  Paris Komününe benzeri bir devlet yaratmanın Bolşeviklerin fikrini değiştirmesine yol açması gibi

35  “Yeni Devlet”, s.30

31

 

Porletarya Diktatörlüğü

ve Komünizme Geçiş Üzerine

Seite 32 von 33

 

sınıf mücadelesinin gelişmelerinin/olaylarının incelenmesi üzerine bir kaygı yok. Her şeyin politik  ayrışımların ürünü olduğu gibi açıklanması yerine. Politik ayrışım olmuş olabilir ve vardı da (tam olarak NKP(M)’nin toparladıkları değil) ama gerçek dünyada gerçek çelişkilerin politik ayrışımlarıydı, derin yada  doğru analizi yapılmamış olan. Bu duruma bağlı olarak, Maksizmin  doğru  gelişimi  de  vardı,  sadece  komünü  tekrarlamaktan  kaçınan,  Rusya’daki sosyalizmin de Paris Komünü gibi kısa ömürlü olmasına götürecek olan. Ama idealist metod, proleter devrimin Ekim Devriminden sonra karşı karşıya kaldığı, gerçek  maddi çelişkileri anlamak için araştırma yapmanın önünde bile engeldir.

Mektubun  felsefi   hatasını   da   değerlendirdik/yorumladık.   “Bir   ikiye   bölünür”ü gerçekten ne olduğu yerine, sadece dialektiğin az önemli yönü olarak ele aldığını; dialektiğin ve evrenin kendisinin temel yasasının açıklanış biçimi, zıtların birliği yasası. Bu yanlış “ikinin bir edilmesine” ve eklektizme götürür: burjuva diktatörlüğü ve proleter diktatörlük arasındaki nitelik  farkı  ve  antagonizmi  görmek  yerine,  iki  “demokratik  cumhuriyet”le  bir  ediliyor, burjuvazinin ve proleteryanın sözde hiç bir sınıfın diktatörlüğünü yansıtmayan; hata yapmış yoldaşlar ve sosyalizmde revizyonistler arasındaki nitelik farkı görme yerine, iki bir ediliyor, herkes    “iyileşir/düzelir”           ve        yeni     burjuvazi                    “kaybolur”;              proleterya             diktatörlüğü               ve revizyonistlerin burjuva diktatörlüğü, kapitalizmi restore eden, arasındaki nitel farkı görme yerine,  iki  bir  ediliyor,  (hem  burjuva  diktatörlüğü  hem  de  kapitalist  restorasyon)  ikiside sadece,  “totaliter  bürokrasi”nin   “niteliksel  değişim”  ve  yavaş  gelişimin/evrimin  değişik momentiler.  Aynı  metod,  ilkeler  ve  teoriyle  pratik  arasındaki  ilişkiye  ilişkin  olarak  iki yönlülüğü ve eklektizmi beraberinde getiriyor. Teoride her  devletin bazı sınıfların diğerleri üzerinde   diktatörlüğü   olduğu   konusunda   hem   firir   olmak   var.   Pratikte   “demokratik cumhuriyet”   öneriliyor,  anlaşılan/görünüşe     göre ya     hiç         bir                sınıfın                diktatörlüğünü yansıtmayacak yada aynı zamanda iki karşıt ve antagonist, emperyalist  yanlısı  burjuva ve proleter, sınıfın diktatörlüğünü yansıtacak.

Mektup  bir   noktada/taraftan    DKP’nin   “mantıklı    tartışmasına”   rahatsız   olmuş gibi/hüsrana uğramış gibi diğer noktada/yanda NKP(M)’in bir çok başarısı olduğunu ve bu sebepten herşeyin düzeleceğine güvenmemizi tartışıyor. Nepal devriminin pratik başarılarının öneminde hiç kimsenin şüphesi yok, ama bir tezin geçerliliğinin hazır/şimdiki pratik başarıya bağlı  olduğunu  kim  öne  sürerse  bu  pragmatist  metod  olur.  Paris  Komünü  zamanında Blanquistlerin  ve  Proudhonistlerin  daha  çok  pratik  “başarıları”  vardı:  Komünün  politik önderliğine  hakimdiler,  Maksistler  hemen  hemen  hiç  yoktu.  Bundan,  Blanquistlerin  ve Proudhonistlerin, komün derslerini değerlendiren Marks’tan daha doğru değerlendirmeleri olduğu sonucunu mu çıkarmalıyız? Belliki durum böyle değil. Başkan Gonzalo ve PKP belli döneme  kadar   kesinlikle  hatırı  sayılır  başarılar  sağladılar.  Hatalı  formüller,  Gonzalo tarafından Sağ Oportinist Çizgiyi önermeden önce geliştirildi, bunun için kabul edildi, barış görüşmeleri                      önerisinin    bir   “hoax/oyun”    olduğu    tartışması   doğrumuydu    yada   kabul edilmelimiydi yazarının daha önceki başarılarından dolayı?

Nepal Komünist  Partisi  önderliğindeki  halk  savaşı  bütün  dünyadaki  komünistleri, devrimcileri   ve   ilerici   insanları   şevklendiriyor   ve   mutlu   ediyor.   Biz   burada   kısaca görüşümüzce “Yeni Devlet” ve  mektubun tavrında ciddi hatalar üzerine konuştuk. Biz, bu hatalar   devam   ederse,   Nepal   devriminin   gerçek   ilerlemesinin   tersine   çevrileceği   ve enternasyonal komünist harekete büyük zararlar vereceği kaygısıyla harekete geçtik. Umarız Nepalli yoldaşlar bu eleştirisel değer biçmeyi, sunulduğu gibi aynı  ruhla/tutumla alırlar, iki çizgi  mücadelesini  halk  arasında  geliştirmek  amacıyla  gerçek  dünyanın  ve  bu  temelde devrimci birliğin yeni ve yüksek doğru anlaşılması temelinde.

32

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s