YENİ KOMÜNİZM Gerçek bir devrim ve kökten yeni bir toplum için gerçek kurtuluşa giden yolda bilim, strateji ve önderlik

YKKapakBu çığır açan çalışma, DÜNYANIN DURUMU, insanlığın hali ve temelden bir değişim ihtimaliyle ilgilenen herkese, köklü ve detaylı bir yönlendirme, dayanak ve devrimlerin en köklüsünü: insanlığın kurtuluşuna yönelik komünist bir devrim gerçekleştirmeye –dünya ölçeğinde baskı ve sömürünün tüm biçimlerini aşmaya yönelik bir rehber sağlamaktadır. Okumaya devam et “YENİ KOMÜNİZM Gerçek bir devrim ve kökten yeni bir toplum için gerçek kurtuluşa giden yolda bilim, strateji ve önderlik”

Faşistler, Weimar Cumhuriyeti’nin Yıkımı ve Onun Yerini Alacak Olan

EDİTÖRÜN NOTU [24 Temmuz 2005]: Aşağıdaki metin, Bob Avakian’ın çeşitli konulara dair gerçekleştirdiği konuşmalardan ve tartışmalardan alıntılar temelinde yapılandırılacak bir yazı dizisinin bir kısmını teşkil etmektedir. Bu yazı dizisi, önümüzdeki süreçte bu gazetenin sayfalarında yayımlanacaktır. Elinizdeki metin basım için yeniden düzenlenmiştir ve birtakım dipnotlar eklenmiştir.

Aslında son derece isabetli bir biçimde Hıristiyan Faşistler olarak tanımlamış olduğumuz, ABD’deki bu dinci-köktenciler hükümetin toplumda birtakım değişiklikler yapması çağrılarında bulunuyorlar. Birçok kişi, bu kesimlerin sözünü ettikleri şeylerin ABD gibi bir ülkede gerçekten yapılmayacağını ya da yapılamayacağını düşünüyor. “Böyle bir şeyi yapma konusunda herhalde ciddi olamazlar” diyor pek çokları, örneğin İncil’in eşcinseller için hükümlerinin (yan eşcinsellerin öldürülmesi emrinin) pratiğe geçirilmesi yönünde çağrılar işittikleri vakit. Gelgelelim, insanlar bu Hıristiyan Faşistlerin ne kadar ciddi olduklarını, gerçekte ne yapmayı amaçladıklarını ve durumun ne denli vahim olduğunu kavramak zorundadırlar. Bu Hıristiyan Faşistlerin arasında, bunların en fazla nüfuz ve güç sahibi olanlarının ve en güçlü bağlantılara sahip olanlarının da arasında, eşcinsellerin idamı türü uygulamaları olan “İncil temelli bir ahlakı” “memleketin kanunu” olarak dayatmayı arzulayanların olduğu açıktır. Okumaya devam et “Faşistler, Weimar Cumhuriyeti’nin Yıkımı ve Onun Yerini Alacak Olan”

Merkez onu tutabilir mi? İki merdivenden oluşan piramit

ic3a7erik11.jpegDaha önce bahsettiğim bu iktidar piramidine yeniden bakalım. “İktidar Piramidi ve Bütün Bunları Baş Aşağı Çevirme Mücadelesi” başlıkı yazımda şunları belirtmiştim:

“Bu piramidin en tepesinde, bu toplumu yöneten insanlar var… Piramit burada ve en üstünde (sağda) dinci manyakların ve köktenci ahmakların oluşturduğu sağcı sosyal tabana dayanan Cumhuriyetçiler bulunuyor… Piramidin en üstünün diğer tarafında (sözde ‘sol’ tarafta) ise Demokratlar var. Onların çekmeye çalıştığı kişiler, yani Demokratların çıkarlarını temsil ettiği değil de, söz yerindeyse piramidin diğer tarafında kendi tabanına çekmeye çalıştığı insanlar kimlerdir? İlerici şeyleri savunan, bu toplumda ezilen bütün insanlar. Demokratlar için rollerinin büyük bir kısmı, bütün bu insanları burjuva, ana akım seçim sürecinin içinde hapsolmuş halde tutmak ve bu çerçeveden uzaklaştıkları – ya da ondan koptukları – zaman onları bu çerçeveye geri sokmaktır.” 1

Bunu aynı zamanda, en tepede birbirine yaslanmış iki merdivenden oluşan, en altta bulunan ve merkezden uzaklaşan merkezkaç güçlerin ise çökmesine yol açabileceği bir piramid olarak da tasavvur edebiliriz. Böyle bir bağlamda ve böyle düşünüldüğünde, sorunun ne kadar keskin bir şekilde ortaya çıktığını görebilirsiniz: merkez onu tutabilir mi? Okumaya devam et “Merkez onu tutabilir mi? İki merdivenden oluşan piramit”

Devrime ve Devrimin Epistemoloji ile Yöntemin Temel Meseleleriyle İlişkisine Dair Stratejik Yaklaşım

newDevrim Yapmak ve İnsanlığı Kurtarmak’ın 2. bölümünde yer alan altı paragrafın içeriğini biraz daha deşerek söze başlamak istiyorum.

Şimdi, o altı paragraf “İçeriği Zenginleştirilmiş Ne Yapmalıcılık” genel başlığı altında yer alıyor. Fakat burada devrim yapma meselesine yaklaşımımızın en temel ilkelerinden birini ifade eden “Beklerken Hızlandırmak” ve “Zorunluluğa Boyun Eğmemek” de yer alıyor. İfade edilen bu çelişki, yani beklerken hızlandırmakla zorunluluğa boyun eğmeye yönelik oldukça kuvvetli eğilim arasındaki çelişki ya da zıtlık daha da incelenmesi gerekecek kadar önemlidir.

Bu altı paragrafın ikincisinin, yani “Evvelden revizyonist bir hat olan ‘determinist gerçekçilik’ dünya görüşü ve yaklaşımına değinmiştim” diye başlayan paragrafın ortasında şöyle deniyor: “Bu ‘determinist gerçekçilik’ gerçekliğin tamamındaki çelişikliği ve verili herhangi bir durumda karşımıza çıkan zorunluluğu gerçek anlamda, tam olarak kavramaktan acizdir.” Şimdi, başka bir bağlamda olsa da, ben ve başkaları sürekli olarak vurgulamışızdır ki devrimin temelinde alaşağı edilmesi gereken kapitalist emperyalist sistemin çelişikliği yatmaktadır. Yani bu sistemdeki toplumsallaşmış üretim ile özel/kapitalist mülk edinme biçimi arasındaki, anarşinin itici gücü şahsında vücut bulan temel çelişkinin yanı sıra, kapitalist sistem dinamikleri temelinde yükselen yahut kapsamında yer alan ve sistem tarafından temel olarak herhangi bir şekilde, hele de kitlelerin ve nihayetinde de insanlığın tamamının lehine olacak şekilde çözülmesi mümkün olmayan çelişkiler yatmaktadır. İşte devrimin temelinde bu yatmaktadır; insanların verili herhangi bir süreçte düşündükleri ya da yaptıkları şeyler, kaç kişinin verili herhangi bir dönemde kaç kişinin düzene karşı olduğu ya da onu desteklediği, ona kaç kişinin onay verdiği yahut vermediği değil. Tüm bu saydıklarımız devrimin temeli değildir, devrimin temeli sistemin kendi çelişkileridir. Okumaya devam et “Devrime ve Devrimin Epistemoloji ile Yöntemin Temel Meseleleriyle İlişkisine Dair Stratejik Yaklaşım”

Türkiye: Çelişkiler Patlama Noktasına Ulaştı

31 Temmuz,  A World to Win News Service. —İshak Baran yazdı. 15 Temmuz gecesi, Türk silahlı kuvvetlerinin çeşitli kesimlerinin darbe girişimine kalkışmasıyla siyasi iktidar için şiddetli bir kapışma ansızın infilak ederek meydana döküldü. Ertesi günün seyri epey ilerleyene kadar, Türkiye’de iktidarın tam kimin elinde olduğu – NATO’nun ikinci büyük ordusunu da kimin kumanda ettiği meselesi berrak olmaktan hayli uzak bir meseleydi. Darbe girişimini derhal takiben, Erdoğan rejimi yaygın ve kesif bir bastırma, kendi iktidar mevzilenmesini pekiştirme ve kendi İslamist gündemini ve bölgesel ihtiraslarını ilerletme için yoğun bir seferberliğe koyuldu.

Okumaya devam et “Türkiye: Çelişkiler Patlama Noktasına Ulaştı”

Vakit, Gerçekten Bir Devrim İçin Örgütlenme Vakti’dir

439p01-full-en (1)Revolutionary Communist Party,USA Merkez Komitesi’nden Mesaj:

Revolutionary Communist Party

BU DÜZENİ MÜMKÜN OLAN EN KISA ZAMAN İÇİNDE ALAŞAĞI ETMEK ÜZERE ŞİMDİDEN ÖRGÜTLENİYOR.

Kökten farklı ve daha iyi bir toplumu

–Kuzey Amerika’da Yeni Sosyalist Cumhuriyeti– ortaya çıkaracak bir gerçek devrime önderlik etmeğe hazırlanıyor.

Okumaya devam et “Vakit, Gerçekten Bir Devrim İçin Örgütlenme Vakti’dir”

Demokrasi:Neden Daha İyisini Yapamayalım ki?

Document-page-001 (1)Bob Avakian’ın “Demokrasi; Neden Daha İyisini Yapamayalım” kitabı, Selim Sezer’in çevirisiyle, El Yayınları’ndan çıktı..! 

Kitabın Önsözünden: “…İnsanlık, aşırı boyutlara varan ve pek çok açıdan eşi-benzeri görülmemiş sorunlarla karşı karşıya. Engin yoksulluk denizleri ve eşitsizlik uçurumları… Geleneksel cinsiyet ilişkilerinin zalimce ve sıklıkla kan dökücü bir şekilde uygulanması ve insanlığın yarısını teşkil eden kadınların her yerde boyun eğdirmeye, alçaltılmaya ve şiddete maruz bırakılması… Vahşi ve “sonu gelmez” yeni-sömürgeci savaşlar ve işgaller… Ve sonuç alıcı şekilde eyleme geçilmemesi halinde gezegenin ekolojik sistemini ve yaşam destek sistemlerini yıkma potansiyelini taşıyan çevre krizi. Dünya, temelden devrimci değişime büyük bir ihtiyaç duyuyor.

 

Ancak neredeyse bütün muhalif güçler (gerici İslami güçler ve öteki köktenciler hariç) bizim demokrasiden daha iyisini yapamayacağımız şeklindeki mevcut baskıcı çerçeveyi kabul ediyor. Geri kalan her şeyin korkunç sonuçlara yol açacağını, daha iyi bir dünyaya giden yolun bizzat demokratik teorinin öğretilerinde ve reçetelerinde yattığını savunuyor.

Okumaya devam et “Demokrasi:Neden Daha İyisini Yapamayalım ki?”

TARİHÖNCESİ ADIMLARDAN GELECEĞİN ATILIMLARINA

tarihöncesi adımlarArdea Skybreak’in ” TARİHÖNCESİ ADIMLARDAN GELECEĞİN ATILIMLARINA, İnsanın Ortaya Çıkışı, Kadına Dönük Baskının Kökenleri ve Kurtuluşa Giden Yol Üzerine Bir Çalışma” adlı kitabı, Sinan Jabban’ın çevirisiyle, Patika Kitap’tan çıktı.

Bu kitap, türümüzün evrimsel serüvenine dair “insan doğası” temelli özcü yaklaşımların bir reddiyesi niteliğindedir. Skybreak, bu doğrultuda çeşitli disiplinlerin araştırmalarından istifade ederek günümüzdeki hiyerarşik ve baskıcı toplumsal ilişkilerin biyolojik, “doğa vergisi” bir temelinin olmadığını ortaya koymaktadır. Türümüzün ilk ortaya çıktığı tarihsel dönemeçte nasıl yaşamış olduğuna, kadın ile erkek arasındaki eşitsizliğin nasıl ortaya çıkmış olduğuna ve insanın değişmez bir doğasının olup olmadığına ilişkin kafasında birtakım soru işaretleri olanlar bu kitabın sayfaları dâhilinde birtakım yanıtlar bulabileceklerdir. Okumaya devam et “TARİHÖNCESİ ADIMLARDAN GELECEĞİN ATILIMLARINA”

The Revolutionary Communist Party, USA Merkez Komitesi’nin Altı Resmi Kararı

 

ONSAYFA-front-enKarar 1:

Bugün Bob Avakian’ın, 40 senelik devrimci faaliyet temelinde, ortaya koymuş olduğu komünizmin yeni sentezi, devrim yapma ve insanlığı kurtuluşu davasına bilimsel yaklaşım meselesinde bir nitel ilerlemeyi temsil etmektedir. dünyada acil olarak ihtiyaç duyulan komünist devrimin yeni bir aşaması için temeli ve hareket noktasını temin etmektedir.

Baskının olduğu yerde direniş mevcut olacaktır – halk kitleleri içinde bulundukları baskı şartlarına ve bu baskıyı uygulayanlara karşı devamlı başkaldıracaktır. Ancak gerekli bilimsel teori ve önderlik olmadığı takdirde, ezilenlerin mücadelesi kontrol altında ve sınırlar içinde tutulacak, zulmün kaynağı olan düzenin içerisine mahkum edilecek, ve kitlelerin maruz bırakıldığı dehşet berdevam sürüp gidecektir. Yeni sentez ve Bob Avakian’ın önderliği, ezilen halk kitlelerinin, kendilerinin ve son tahlilde de tüm insanlığın kurtuluşu için ihtiyaçları olan devrimi – nihai amacı komünist bir dünya olan devrimi – yapabilmelerini mümkün kılacak gerekli bilimsel kavrayışı ve yaklaşımı temsil etmektedir ve bunun somut vücut bulmuş hali durumundadır. Okumaya devam et “The Revolutionary Communist Party, USA Merkez Komitesi’nin Altı Resmi Kararı”

Kadınlara yönelik saldırıya Alman tepkisi: Mülkümüze dokunmayın

 

pg-24-cologne-reuters

Yılbaşı gecesi Almanya’nın Köln şehrindeki merkez tren istasyonu, kadınlar için korkunç bir yerdi. Hatta bu, eksik bir ifade. Nitekim 600’den fazla kadın ortaya çıkarak, nasıl da onlarca erkeğin etraflarını sardığını ve oradan çıkmalarına izin vermediğini ayrıntılı olarak anlattı. Bu erkekler, kadınların kıyafetlerini yırttı, bacaklarının arasını ve gömleklerinin altını elle yokladı, göğüslerinde ve kalçalarında morluklar bıraktı. Bazı tecavüz vakaları ve çok sayıda hırsızlık vakası da oldu. Hamburg, Stuttgart ve Berlin’de de daha küçük çapta, benzeri olaylar meydana geldi.

Saldırıların ağırlıklı olarak Kuzey Afrika ve başka yabancı ülkelerden gelen genç erkekler tarafından gerçekleştirildiği aktarıldı. Birkaç gün sonra aşırı sağ tarafından çağrısı yapılan bir gösteride Şansölye Angela Merkel’den, Suriye, Afganistan ve başka ülkelerdeki savaşlardan kaçan bir milyondan fazla insana izin veren mülteci politikasına son vermesi istendi. Bir karşı gösteride ise yüzlerce kadın ve erkek tren istasyonuna, cinsiyetçiliğe ve ırkçılığa hayır diyen pankartlarla geldi. Okumaya devam et “Kadınlara yönelik saldırıya Alman tepkisi: Mülkümüze dokunmayın”